Ercb var elimde. Sürekli ekleme yapıyorum. Dün kap geldi baya iyi bir kap. En az 10 gün tavan yapacak gibi. Dün kaptan önce emir vermiştim ama kaptan sonra bir buçuk milyon emir girilmis sıra gelmedi. Bugün 18:10 da emirler iptal oldu anında yeniden emir verdim.bugun fiyatı 122.900 yarın tavan 135 h
Ercb var elimde. Sürekli ekleme yapıyorum. Dün kap geldi baya iyi bir kap. En az 10 gün tavan yapacak gibi. Dün kaptan önce emir vermiştim ama kaptan sonra bir buçuk milyon emir girilmis sıra gelmedi. Bugün 18:10 da emirler iptal oldu anında yeniden emir verdim.bugun fiyatı 122.900 yarın tavan 135 hesapladım girdim ama tavan 135.100 müş. Bu durumda yine alamayacağım sırada önlerde olsam bile. Sormak istediğim şu? Emirde fiyat düzeltmesi yapsam sıralamada geriye giderim değil mi? Lütfen sadece emin olanlar cevap versin. Şimdiden teşekkürler
0
gurur (07.12.22)
Emiri piyasa fiyatından verseniz?
0
spacevan
(07.12.22)
@spacevan emri verdim zaten. Serbest fiyata ya da yarınki tam tavan fiyatindan girsem sıralamadaki yerim bozulur mu onu merak ediyorum
0
deer hunter
(07.12.22)
Emir düzeltme saatinde ki o fiyattaki sıra neyse o sıranın sonuna girersin
0
primetime
(07.12.22)
Bozulur
0
primetime
(07.12.22)
135.10'dan da emir versen 1 saniyede de emir versen sıra gelmezdi zaten. kurum robotları milisaniyede emir veriyor çünkü. üzülmene gerek yok. 10 gün tavan yapacağını da kimse bilemez ayrıca.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(08.12.22)
@spacevan'ın dediği limit emir vermek yerine piyasa emri vermek. böylece piyasa fiyatından alış göndereceğiniz için diğer kademelerde olmayacaksınız.
can sıkıntısından yine bir şeyleri araştırdım. taksi plakaları 5 milyon lira civarında. kira getirileri de anladığım kadarıyla 15-16k5 milyon parayı şu anda borsayı, fonları, eurobondları geçtim, en ölü şey olan faize koysan 100k para alırsın.nereyi kaçırıyorum ben? insanlar neden taksi plakası alıy
can sıkıntısından yine bir şeyleri araştırdım. taksi plakaları 5 milyon lira civarında. kira getirileri de anladığım kadarıyla 15-16k
5 milyon parayı şu anda borsayı, fonları, eurobondları geçtim, en ölü şey olan faize koysan 100k para alırsın.
nereyi kaçırıyorum ben? insanlar neden taksi plakası alıyor?
0
yazar yazmaz yazan yazar (30.11.22)
5 milyon getirisini yanında kendiside değerleniyor.
0
paudi
(30.11.22)
ne kadar değerleniyor peki? örneğin geçen sene 3 milyondu bu sene 5 milyon mu oldu? keşke bunun da bir grafiği olsa.
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(30.11.22)
Evet aslında geçen sene 3 milyondu şimdi 5 aynen dediğiniz gibi oluyor ev gibi mülk gibi kendide değerleniyor
0
basond
(30.11.22)
aylık 15k için mi Uber yasaklandı millet birbirini dövdü İmamoğlu engellendi oha. Ellerindeki şeyin değeri düşmesin istiyorlar tamam ama kazandıkları da bir şey değilmiş sanki yahu?
Plakayı aktif olarak alıp satıp kar eden var mı ki? Benim bildiğim 90'larda alan tipler hala aylık para kazanma derdindeydi o yüzden şaşırdım ben.
0
nhk ni youkosu
(30.11.22)
Arzı olmadığı için, sürekli değerlenen bir şey. Bitcoin gibi :)
Hatta hala var mı bilmem ama bir aralar hisselere bölünüp satılıyordu, dörde bölünüp "teker" adı altında, 16'ya bölünüp "bijon" adı altında hisseler satılırdı.
Dünyadaki en saçma taksi sistemi sanırım bizdedir, bir an önce bir özel teşebbüsün UBER gibi bir yazılımla rakip olması gerekli.
Hatta bir değil birden fazla özel teşebbüs olmalı.
0
John Bloor
(30.11.22)
@comp, her partiden milletvekillerinin plaka sahibi olduğunu tahmin edebiliyorum ama sonuçta 5-6 bin ek taksi ortamı biraz rahatlatırdı, yapılamadı.
Bana kalırsa zaten belediye hiç karışmasın özel sektörün bu işe girmesi kolaylaşsın ama onu da yapmıyorlar, belediye bir şey yapmaya çalışınca o da olmuyor.
0
nhk ni youkosu
(30.11.22)
yaklaşık aynı parayı, hatta daha fazlasını gayrimenkulden de alırsınız ama gayrimenkulde kiraların artış oranı sınırlandırılıyor. taksi plakalarında herkes istediği kadar zam yapabilir. vergisi algısı çok düşük. hatta belki de yok. kayıt dışı için çok ideal.
0
co2s2
(30.11.22)
böyle yüksek meblağlı paraların, getiri muhabbeti yapılırken düşülen hata şudur: karşılaştırma ölçütü olarak en çok kazandıran yatırımlardan örnek verilmesi. ve bunun geriye dönük olarak bakılarak söylenmesi.
örneğin tefasa girilir, son bir yılda en çok kazandıran fonlara bakılarak bak buna yatırım yapsa şu kadar kazanırdı; parasını üçe dörde katlardı denir. son 1 yılda %300-600 kazandıran fon da var, yerinde sayan fon da var, zararda olan fon da var. kimse zarardaki fondan örnek vermez halbuki kesin kâr edeceğin fonu alacağın ne malum?
sorun şu ki sen %300-600 kazandıran fona geçen sene yatırım yapmadın. şimdi bu fona yatırım yapsan önümüzdeki 1 yılda belki de hiç kazandırmayacak belki de eksiye dönecek?
bak şu şu, şu kadar kazandırmış demek kolaydır. çünkü o olay gerçekleşmiştir artık. yeni yapılacak yatırımın bununla ilgisi yoktur. limon birkaç sene önce pahalıydı, üretimi fazla olunca en ucuz tarım ürünlerinden biri oldu. yatırım işi bu kadar kolay olsaydı buyur bu fonlara, kriptolara yatırım yap? nasılsa son bir yılda %1000 değerlenmiş, paranı 10'a katla? geçmiş veriler gelecek için asla belirleyici olamaz. ama taksi plakasının değeri %95 artar. çünkü çoğaltılan, üretilebilen bir şey değil. istanbul'da 10.000 adet konut olsaydı ve bu sayı hiç artmayacak şekilde olsaydı, tanesi 1 milyar liradan fazla olurdu mesela.
0
Piyano piyano bacaksız
(30.11.22)
Taksi parasi olan 5m legal para degil. Yani 20 tane plakasi olan adam bankadaki 100m tlsini yatirima koymuyor.
illegal parayi kullaniyor yani bankada izi olmamasi gereken parayi.
O sebeple taksi sayisinin artmasino istemiyorlar cunku illegal paranin degero dusecek
Edit : lisanssiz sofor ve hala kredi karti olmamasi da bu sebepten.
0
duyurukullanıcısı
(30.11.22)
İnsanlar taksi plakası alamıyor. Mevzu bu. İstanbul en kalabalık ve yüz ölçümü en küçüük, metre kareye düşen insan yoğunluğu en yüksek şehirlerden ve sınırlı sayıda taksi plakası var. Bu plaka sayısı kesinlikle artmasın diyorlar plaka sahipleri. Aylık getirisi değil öncelikli mevzu, plakanın değeri. Bankada milyon dolarım var ama cebimde meyve suyu alacak para yok gibi düşünebilirsiniz.
merhaba, abarttığımı düşünmekte haklısınız; ama covid, savaşlar, deprem, toplumsal infial vs.. doğal ve doğal olmayan bir çok felakete gebe bir hayat yaşadığımız için. böyle birşey yapmaya karar verdim. üretimin durduğu, kıtlık, vandallık ve yağmanın gırla döndüğü paranın dahi geçerli olmadığı ulusa
merhaba, abarttığımı düşünmekte haklısınız; ama covid, savaşlar, deprem, toplumsal infial vs.. doğal ve doğal olmayan bir çok felakete gebe bir hayat yaşadığımız için. böyle birşey yapmaya karar verdim.
üretimin durduğu, kıtlık, vandallık ve yağmanın gırla döndüğü paranın dahi geçerli olmadığı ulusal bir kaos hali için nasıl hazırlıklar yapmalı? hadi herkes aklındakileri yazsın.
edit: ordu kur, cephanelik topla tarzı militar tavsiyelerden ziyade, depo al, ardiye odası yap, nakit sakla, kuru gıda depola tarzı daha insani tavsiyeler bekliyorum.
0
buenosdias (28.11.22)
bireysel silahlanma, bol cephanelik.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(28.11.22)
The Road filmini izlemediysen, izle.
yazar yazmaz yazan yazar +1. en iyi hazırlık silahlanma olmalı. ve yedek. evine bir şey oldu ya da evinden uzakta yakalandın. gidebileceğin bir başka yer hazırlığı. minik bir depo kiralayıp orada tutabilirsin. kırsalda da gömmek bir çözüm olabilir. minik bir arsa alıp oraya hazırlıklarını gömersin.
mesela bu iş için tekne almazdım. silah varsa bütün tekneler bizim.
0
gabe h coud
(28.11.22)
reddit'te preppers diye bir sub var, tam senin kafada insanlar. deli gibi kıyamet hazırlığı yapıyorlar. takip etmeni öneririm.
verdikleri en ana tavsiye fiziksel kondisyon. çok şaşırmıştım bu tavsiyeye ama aklıma yattı, adamlar diyor ki ne kadar stok yaparsan yap, sokaktaki güçlü adam değilsen stoklarını koruman mümkün değil. o yüzden bu herifler stoklamanın yanı sıra paso vucut geliştirme fitness falan kasıyorlar ahshsh.
0
roket adam
(28.11.22)
Doğu Karadenize taşınmakla işe başlayabilirsin. Küresel ısınma bu hızla devam ederse en son çöl olacak vatan parçası orası çünkü.
0
Mirket
(28.11.22)
kaynaklari bol issiz bir yere git. mumkunse ada.
ama insanligin sonu gelsin bosver. dunyanin insansiz yeni bir baslangici daha iyi.
0
ermanen
(28.11.22)
doomsday preppers diye belgesel vardı, youtubeda da aratırsan kafayı buna takmış insanların 5-10 yıl yaşayabileceklerini düşündükleri sığınaklarını gösterdikleri bölümler var
doomsday bunkers/shelters diye aramalar yap youtubeda
0
freebird5406_2
(28.11.22)
nato ve tsk üslerinden uzak bir yerde, yani nükleer saldırının hedefi olmayacak bir yerde, suyu olan ve toprağında buğday yetiştirebileceğin, merkezi olmayan bir yerde arsa alarak işe başlayabilirsin.
yapan bir asker tanıdığım var, yer lokasyon belirtmeyeceğim ama 3 sene önce 100 bin lira civarı bir maliyetle kendine ufak bir ev yaptırıp, çeşitli ürünler ve hayvanlar yetiştiriyordu. tamamen bu dediğin amaçla.
ondan gördüklerimi sıralayacak olursam, silah, depoda bolca kendi yetiştirdiği yiyecek malzemesi, yedek benzin, güneş paneli ile enerji üretimi, jenaratör, su deposu, et için 20 30 tane kaz, 3 sene gidecek kadar bir yemeklik yağ stoğu. hiç bir şeyimiz kalmazsa en kötü buğdayı haşlar yeriz diyor ki haklı adam.
ayrıca fiziki altın/gümüş kesinlikle. böyle bir senaryoda bankada milyonlarca liranın olmasının bir anlamı yok, devlet muhtemelen el koyar.
0
sarahkerrigan
(28.11.22)
Şehir dışından ev al.
0
dissendium
(28.11.22)
yahu bu anlatılan durumlara kadar düşülen bir senaryoda gerçekten hayatta kalmak isteyecek kadar yaşamayı seviyor musunuz? Fallout oyunundaki gibi nükleer kıyamet kopmuş insanlar birbirlerini vurup yağmalıyor, ben hala kırsalda kendi kendime yaşamaya çalışıyorum ama ne için? Hayattan hangi keyifi almayı düşünüyorsunuz ki o aşamadan sonra? Elektrik zaruri ihtiyaçlar harici yok, gıda çeşitliliği çok az ve bir noktadan sonra hatta yok gibi, bulunduğun "güvenli" bölgeden ayrılamazsın, benzin falan zaten sıkıntı. Ee 10 yıl ya da daha fazla bu şekilde yaşadın diyelim bunun ne faydası var ki?
Bilmiyorum bu tarz bir "kıyamet" senaryosu olsa ben çok kasmam herhalde acısız şekilde giderim direkt. Ben yaşamayı seviyorum hayatta kalmayı değil.
0
nundu
(28.11.22)
kıyamet günü hazırlıkları yapan çok fazla insan var . aklımda daha çok kanada ve amerika'da yaşayanlar kalmış. bu konuda detaylı birkaç belgesel izlemiştim. evlerindeki sığınak depolarda koli koli konserveler stokluyorlardı .son kullanım tarihine göre tüketiyorlardı.tabi havlu kağıt tuvalet kağıdı powerbanklar vs. hatta guruplar kurmuşlar tatbikatlar yapıyorlardı. bu tip belgeselleri internette bulabilirsin.
0
devilone
(28.11.22)
Daha az film seyret. Zombili oyunları falan bırak. Bir de ciddi ciddi yanıt yazmışlar.
Oldu olacağı ülke içi ekonomik ve sosyal karışıklık, onu da yurtdışına yerleşerek kolayca aşarsın. İş imkanı falan ara, sorudan anladığım kadarıyla gençsin muhtemelen, o tür imkanlar sana daha açık olur. Çok pimpiriklenirsen Avustralya, Yeni Zelanda falan kas artık.
0
d max
(28.11.22)
bide ciddi ciddi yazmışlar diyip akabinde akıl vermek...tamam en zekimiz sensin.
Zombi apokalips senaryosu yazmışsın, onu ciddiye almadım ama diğer daha olası ihtimal için diyecek bi şey olabilir. Zannedersem yaştan. Belli bir süre sonra akıl verme modu otomatik yükleniyor. Neyse babam boomer ama ben X kuşağı mensubuyum, "OK boomer" çekmeden evvel peşinen söyleyeyim.
0
d max
(28.11.22)
Mevcut dünyada gelişmekte olan bir ülkede orta sınıf hatta orta üst sınıf herhangi birinin bu tarz bir hazırlığa maddi ve mental gücü yetmez. Bu tarz kıyamet günü hazırlıklıklarının psikolojik bir tabanı var. Ama önce neden mantıksız olduğunu anlatalım:
Nükleer savaş senaryosunu ele alalım. 2 kişilik nükleer bir sığınak yaptırma maliyeti en az 2-3 milyon TL. Bu sadece inşaatı. Havalandırma sistemi, elektrik sistemi, gıda stoğu (ve bunların sürekli yenilenmesi), haberleşme tesisatı, radyasyon engelleyici kıyafetler falan derken çok rahat 7-8 milyon TL harcamanız gerekir. Kaldı ki burada bahsedilen ürünlerin birçoğunu doğrudan temin etmeniz çok zor. Ha bir de bu kadar masrafı yaptıktan sonra nükleer füzeler havada uçuşurken sizin sığınağa ulaşabileceğiniz mesafede olmanız lazım. Yoksa bi de yaptığınız masraf da boşa gider:D
Bilim kurgudan çıkalım. Kıtlık senaryosunu ele alalım. Bir depo tuttunuz mütevazı ölçüde. Gıda konserve istiflediniz. Peki o gıdayı kim koruyacak? Öyle ya da böyle birileri sizde gıda olduğunu görecek ve doğrudan hedef haline geleceksiniz. Kıtlık temalı birkaç film izleyince bile anlayacaksınız yiyecek sahibi sıradan bir vatandaş olarak neler yaşabileceğinizi.
Vandallık ve yağmanın gırla döndüğü bir dünya senaryosunda zaten orman kanunları geçerlidir. Sakladığınız her nakit, altın, gıda vb unsur sizi direkt hedef haline getirecek. Öyle ya da böyle sizden daha güçlü biri size saldıracak ve elinizde ne varsa alacak.
Daha da gerçek dünyaya inelim. Allah korusun bir savaş durumu... Siz uyanıklık ettiniz, böyle durumlar için bir depo tuttunuz yiyeceğinizi, paranızı ve kıymetli zıynet eşyanızı oraya sakladınız. 2 tehlike var: Savaş durumunda gıda sıkıntısı yaşanırken mutlaka birileri gıdanızın kokusunu alacak ve sizi bir şekilde yağmalayacak. 2. tehlike de şu sizi yavaşlatacak. Allah korusun yaşadığınız bölge yoğun düşman saldırısı altında diyelim. Herkes kaçarken siz malınızın derdine düşecek kaçamayacaksınız. Ya da her şeyi bırakıp kaçacaksınız. Sonrasında düşman askeri bölgeye geldiğinde sizin gıda deponuz ve varsa maddi birikiminiz size kalacak mı sanıyorsunuz?
Bu tarz hazırlıklar yapanlar yok mu? Var tabii ki. Mesela dünyanın birçok ülkesinde çok zengin iş adamlarının, girişimcilerin bazılarının bu tarz önlemleri var. Evlerinde, ofislerinde ya da ulaşabilecekleri noktalarda sığınakları olan iş adamları var. Hatta multimilyonerlerin mega yatlarının bazıları sığınak özelliklerine sahip:) Ama onları acil durumlarda o noktalara ulaştırabilecek bir ulaşım ağları da var mesela sizden farklı olarak. Uçak, helikopter, özel araçlar... O sığınakların ve ailelerinin güvenliğini sağlayacak güvenlik ve sağlık ekipleri de var mesela.
En önemlisi bunların hepsini finanse edebilecek, ve acil durumlarda ekibinin sadakatle onlara çalışmasını sağlayacak maddi güçleri de var.
Ya da devletlerin bu tarz acil durumlar için her sene güncelledikleri önemli insanlar listeleri ve tahliye sığınak planları var. Atıyorum ciddi bir felaket durumunda devletlerin "acil kurtarılacaklar" listeleri var ve direkt ordu eliyle bu adamları adreslerinden alıp sığınağa götürmek gibi planlar var. Mesela önemli bilim adamları, teknoloji üreticisi girişimciler, önemli devlet görevlileri için seviye seviye kurtarma planları yapılıyor. Bu senaryolar güncelleniyor.
Yani çok zengin ya da çok önemli bilimsel çalışmalar yapan önemli biri değilseniz, sıradan bir vatandaş olarak bunlarla uğraşmanın çok da bir manası yok. Ha acil durumlar için kenara biraz altın, nakit para atmak, nolur nolmaz diye konserve stoklamak sizin bileceğiniz iş.
ama bence harcayacağınız zamana ve masrafa yazık.
0
anten
(28.11.22)
genelde insanlar alisveris bagimliliklarinin uzantisi olarak boyle seylere giriyorlar. terapi.
0
hot potato
(28.11.22)
bir miktar nakdi döviz olarak evde güvenli bi kasada vs de tut. cephanelik topla vs demeyeceğim ama bireysel silahlanma da evine yağmacı girdiğinde kendini korumak için başvurabileceğin bir diğer yol. ev kendininse güneş/rüzgar vs gibi yollardan enerji elde etmenin yoluna bak.
kinetik enerjiyi elektriğe dönüştüren aletler var onlardan edin. (benim deprem çantamda bir fener var mesela dinamolu ve usb çıkışı var mekanizmayı çevirdikçe en azından telefonumu şarj edebiliyorum)
daha profesyonel enerji çözümleri de var onlara da şuradan ulaşabilirsin ecoflow.com.tr
bir de benim aklımda olan şey büyük bir depremde yolların çoğu patates olacağı için güvenli yerlere ulaşabilmek adına (tabi hayatta kalırsak) kross bir motosiklet.
otomobil ve arazi araçları en ufak bi engelde yolda kalır ama kross motoru dağa taşa vurabilirsin.
bu işin sonu yok, bütçene imkanına göre sky is the limit.
0
rentts
(28.11.22)
Zombi uzaylı vs değil de bir süredir amatör telsizcik lisansı fikri kafamda dolanıyor.
Deprem, sel, tsunami gibi sebeplerle iletişim alt yapımız zorlamaya çok müsait.
serviste ekranı değişecek 128'lik iphone 11 var elimizde. yetkili ille de yedekleme yapın dedi.nereye nasıl yedeklicez bu telefonun içindeki verileri? icloud alanı yetmiyormuş sanırım. not: iphone'dan zerre anlamam hiç de sevmem zaten bu kıl tüy işleri yüzünden.
serviste ekranı değişecek 128'lik iphone 11 var elimizde. yetkili ille de yedekleme yapın dedi.
nereye nasıl yedeklicez bu telefonun içindeki verileri? icloud alanı yetmiyormuş sanırım.
not: iphone'dan zerre anlamam hiç de sevmem zaten bu kıl tüy işleri yüzünden.
0
yazar yazmaz yazan yazar (25.11.22)
iCloud+ alın o zaman Apple'dan. Oraya yedeklesin. 50 GB ayda 6,49 TL 200 GB ayda 19,99 TL
Ama yedekleme biraz uzun sürecektir. Mesela birkaç gün. Çünkü internet hızımız yavaş. Yedekleme işlemini Wi-Fi bağlıyken yapın ki hattınızın interneti bitmesin.
0
michael_knight
(25.11.22)
telefonu yedeklemek için para verip üstüne günlerce beklemek? :) bu çözüm değil hocam maalesef. öneriniz için teşekkürler.
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(25.11.22)
iTunes ile pc'ye bağlayıp dosyaları alamıyor muyuz? Kabloyla.
0
John Bloor
(25.11.22)
kablo ile bilgisayara bağlayıp itunes’a yedek alabilirsiniz.
0
orient blue
(25.11.22)
itunes (değişmediyse) sadece mac/windows kurulu diske yedek alıyordu. C’ye düşük ssd takanların 128gb boş yeri olacağını hiç sanmıyorum ben o sebeple yedekleyememiştim :D
Mac’im de zaten komple 256 ve yer yok mesela hahah. Harici diske backup özelliği de yoktu işte gelmediyse
daha önce yaptırdığım yerde başından savdı gibi hissettim, tavsiye ettiğiniz bir yer var mı? çağlayan/istanbul'dayım, toplu ulaşım ile bir saatlik mesafelere hazırım, şu şişli'de çok var ama hangisine güvenmeli :)
daha önce yaptırdığım yerde başından savdı gibi hissettim, tavsiye ettiğiniz bir yer var mı? çağlayan/istanbul'dayım, toplu ulaşım ile bir saatlik mesafelere hazırım, şu şişli'de çok var ama hangisine güvenmeli :)
0
fakat (23.11.22)
Medipol’de indirimle 2900 Bu işin ederi 2000 2500 civarı. İndirim dediklerine bakmayın, atla deve bir iş değil. Her yer klinik dolu, 5 tanesini arayın fiyat alın. Ben Aslı Tercan’a gidiyorum Bağdat Caddesi’nde. Fiyat alın kaç olmuş şimdi acaba.
Diş beyazlatma diye okumuşum. Dentince iyidir, Göztepe. Fiyatı da uygun, 750 TL.
0
gabe h coud
(23.11.22)
devlet hastaneleri. bedava ve çok memnun kalıyorum. he para vermezsem ölürüm insanıysanız netten bakıp 2-3 yeri sorun en pahalı olanına gidin.
Antrenman sonraları yiyorum ama her gün pişirmek vakit açısından biraz sıkıntı oluyor. Misal bugün 3 günlük tavuk yapıp dolaba atsam 3 günde bozulur mu malum tavuk riskli bir ürün. Teşekkür ederim.
Antrenman sonraları yiyorum ama her gün pişirmek vakit açısından biraz sıkıntı oluyor. Misal bugün 3 günlük tavuk yapıp dolaba atsam 3 günde bozulur mu malum tavuk riskli bir ürün. Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet (21.11.22)
dolapta bir hafta beklemiş tavuğu yediğim oldu. ama bence garanti olması için porsiyon olarak ayırıp buzluğa koyun. örneğin 3 porsiyon pişirdiniz, 1 porsiyon dolabın aşağısına, 2 porsiyon buzluğa. aşağıdaki porsiyonu yemek için aldığınızda buzluktaki porsiyonu aşağı indirin.
0
inheritance
(21.11.22)
Bu biraz da içindeki sıvı miktarıyla alakalı bence. Sulu yemeği hangi kapta saklarsan sakla 24 saatten sonra kokuşuyor. Suyunu süzdürüp didikleyip ya da ince ince kıyıp kimyon tuz ekiyorum ben 3 gün duruyor.
0
baba553
(21.11.22)
Ben de haşlayıp didikliyorum, 3 günde bozulmaz gibime geliyor ama yine de tedirgin oluyorum biraz porsiyonlayıp buzluğa atmak da iyi bir seçenek olabilir.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(21.11.22)
bozulmasa bile leş gibi kokar o ya.:/
0
yazar yazmaz yazan yazar
(21.11.22)
tavuk riskli. 2 günlük tavuk zehirlenmesinden acile gelenler oluyor.
0
entropik
(21.11.22)
3 günde hiç bişi olmaz, bende toplu yapıyordum bir ara, İkinci yöntemim buzluktan cikarttigim tavuğu tencereye atıp orta ateşte pişerken salona gitmek (100 metre falandı ev salon arası) Eve gelip duş falan derken pişmiş oluyordu. Üçüncü yöntemim de küçük küçük kuşbaşı yapıp tartıp ayrı ayrı paketlemek, böylece çok kolay çözülüyor ve çok hızlı pişiyor.
Arkadaslar lafi uzatmadan 400 - 500 bin bandinda araba alma niyetindeyim, marka model önerilerinizi rica ediyorum.Otomatik, benzinli, 2013'den eski olmayacak.Vaktiniz varsa neden önerdiginizi de yazarsaniz sevinirim. Simdiden tesekkürler.
Arkadaslar lafi uzatmadan 400 - 500 bin bandinda araba alma niyetindeyim, marka model önerilerinizi rica ediyorum.
Otomatik, benzinli, 2013'den eski olmayacak.
Vaktiniz varsa neden önerdiginizi de yazarsaniz sevinirim. Simdiden tesekkürler.
0
bosver nicki (11.11.22)
1.4 mpi benzinli otomatik i20 alma da ne alırsan al. ben yandım sen yanma.
bazen eğilip altına bakıyorum yakıt pompası mı delindi acaba diye.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(11.11.22)
Seat Ibiza 2019 model (2020 trafiğe çıkış) 1.0 Eco TSI Otomatik Vites Benzin 30.000km.
tekliflere açığım :)
0
erty_ksk
(11.11.22)
2020-2021 model otomatik egea alırım, kafam rahat olur. 2013 dediğin araç 9 yaşında oluyor, onun derdiyle uğraşmaya değmez.
çok klasik bir model olmasın derseniz 2021 model citroen c3 de olabilir
0
roket adam
(11.11.22)
egea cross, varsa otomatik ya da urban paket. O paraya cidden 5-10 yıllık araba alınmaz.
0
adventchant
(11.11.22)
Dsg şanzımandan uzak dur (Volkswagen grubu), kuru kavrama yarı otomatik şanzıman harikadır vites ama saatli bomba gibi masraf açmayı bekler hele ki 8 9 yaşındaysa eski sahibi nasıl kullanmış bilemezsin. Bence eat6 tam otomatik şanzıman Peugeot 308 allure paketlerine bakabilirsin. 450 500 bandında honda civic eco elegance fb7 kasasına temiz kmsi azsa bakabilirsin Ayrıca Üstteki yazarın dediğine de çok aldırma güzel arabadır Hyundai. Tam otomatik vitestir otomatik şanzımanları sorunsuzdur, ben de i20 1.4 mpi style ov kullanıyorum 100 km de 7 litre yakıt harcıyor. Sürekli dur kalk yaparsan ayağın frende veya 3500 4000 devirde basarsan uzun yolda her araç yakar. Biraz karışık yazdım ama bunlar olabilir.
Ben sepete almak istediğim birkaç şeyi attım, akakçe'ye ekledim, aratarak da baktım fakat inen bişey görmedim. hatta bazıları yükseldi bile. Bu kadar reklam neyin reklamı daha? hala indirim bildirimi gelip duruyor. bakıyorum doğru düzgün bir şey yok.
Ben sepete almak istediğim birkaç şeyi attım, akakçe'ye ekledim, aratarak da baktım fakat inen bişey görmedim. hatta bazıları yükseldi bile. Bu kadar reklam neyin reklamı daha? hala indirim bildirimi gelip duruyor. bakıyorum doğru düzgün bir şey yok.
0
vaveylababa (11.11.22)
tanıştırayım efendim: türkiye!
0
yazar yazmaz yazan yazar
(11.11.22)
Uzun süredir mesela hb üzerindeki hb satışlı airpodsu takip ediyorum indire indire 4900e indirebildiler mesela kampanya yokken 5000-5150 civarı oynuyordu, ciddi bir indirim göremedim, zam var sadece Türk kahvesi mesela uçmuş 6,5 lira olan kahve 20 TL den aşağı yok şuan banka kampanyaları firmaların yaptığı 11.11 kampanyalarından daha iyi indirim yapıyor
0
Gebeş kaplumbağası
(11.11.22)
Bol bol tuvalet kağıdı aldım familiadan, 96lı 190 liraya önce, sonra 96lı 260 liraya, bir kaç ayakkabı kazak, mont falan aldım. Elektroniktede de ihtiyaç varsa alınabilecek ürünler oldu ama güzel indirimler 2 sene önce bitti maalesef, geçen yıl ve bu yıl firmaların elektronikte indirim güçleri kısıtlı sayılır kur enflasyon ve belirsizlik sebepli.
Bir de indirimler iyiyken de insanlar şikayet ederdi, bu anlayış ile alakalı bir durum, ben mesela tam istediğim model indirime girsin diye beklemem, mesela geçenlerde trendyolda kazanlı ütü indirimi oldu tefalin, piyasası 4 bin lira üstü iken 2500e verdi adamlar, sen philipsin x model ütüsü indirime girsin diye beklersen çok beklersin, esnek olup indirime giren modeli de tercih edebilmek gerekir.
edit: bir şey daha eklemek istiyorum, mesela geçenlerde dh ölücüleri kendi fırsatlarını yaratmışlardı, hepsiburadanın şimdi al sonra ödesi var, kasımda al ocakta öde diyor galiba, yapı kredinin 6 ay 0 faiz ertelemesi mi ne varmış adamlar onla alacaklarını aldılar, bugün aldıklarını, önümüzdeki ağustos 6 taksit falan ödeyecekler, şu enflasyonda indirim olmasa bile büyük indirim bu aslında, bugünkü memur insan bugünkü maaşına bakarak tv aldı belki ama ödemeye başladığında iki kere zam almış olacak.
0
atom karincanin torunu
(11.11.22)
Akakceden ben de bakıyorum. Sepette ekstra indirim olan ve kuponlu ürünleri gösteremiyor. Hb den baya şey aldım hiçbiri akakcede yoktu.
0
jazzabel
(11.11.22)
hb’de birkaç gün önce 498 lira olan bir ürünü sepete eklemiştim. su an 598 :) ben pek indirim görmedim açıkçası.
0
orient blue
(11.11.22)
sepete 3 parça ürün ekledim. kasım ayı başında 1.710 TL idi, bugün 1.860 TL.
0
tantunisultansuleyman
(11.11.22)
O güzel indirimler biteli çok oldu, en son Kasım 2019'da pikap yenilemek için ciddi indirim yakalamıștım Hepsiburada sitesinde: 5500 lira yerine 2450 liraya almıştım Denon DP-400 pikabı. Şimdi ancak tuvalet kağıdı indirimi kovalıyoruz.
0
mahsus mahal
(11.11.22)
Bu gün sepette ekstra %15 indirimle 4lü tadıbu aldım hepsiburadadan, tanesi 51 bucuga geldi. Bazı ürünlerde gerçekten indirim var. Havlu kağıt ve tuvalet kağıdında mesela.
0
rockinside
(11.11.22)
bizim milletin indirim algısı biraz değişik. gerçi sanal alışverişe bakış açısı biraz değişik. şöyle diyim. insanlar zannediyor ki takip ettiği tüm ürünler 11.11 gibi indirim günlerinde tak diye ucuzlayacak. öyle bir dünya yok arkadaşlar. yurtdışında da yok emin olun. belli başlı ürün ve modellerde indirim olur. siz "indirim olmuş ürünler" arasında seçip kendinize uygun ürünleri almalısınız.
atıyorum adidas'ın xyz1000 model bir ayakkabısını beğendiniz aylardır takip ediyorsunuz indirim günü geldi baktınız indirim halen yok. ona indirim zaten olmayacaktır geçin onu. siz adidas'ın indirim olmuş ayakkabıları arasında tercih yapacaksınız. örneğin xyz900 modeli inmiştir belki veya xxx1000 modeli inmiştir veya zzz1000 modeli inmiştir. bunlar arasında gezinip size uygununu alacaksınız.
yoksa "sepete attım indirim olmadı" olayı dünyanın hiçbir yerinde yok.
0
mr.goodcat
(11.11.22)
Prfum aldim 200 tl indirimle
0
lapaz
(11.11.22)
bisu'da güzel indirim vardı su aldım sdafsd
0
bir soru sorcam
(11.11.22)
İndirime hiç gerek yok hb'nin şimdi al Şubat'ta öde kampanyasına abandım şahsen.
0
uvcray
(12.11.22)
bunun turkiye'yle alakasi yok abi. her yerde bu tip uydurma "indirim" kampanyalari var.
anime tecrübem var ama bunu hiç izlemedim. 1000 küsür bölüm gözümü korkutmuyor değil. tüm bölümleri içeren torrent linki var mı? Türkçe olması şart değil, İngilizce olması yeterli. İndirerek izlemeyi tercih ediyorum.
anime tecrübem var ama bunu hiç izlemedim. 1000 küsür bölüm gözümü korkutmuyor değil.
tüm bölümleri içeren torrent linki var mı? Türkçe olması şart değil, İngilizce olması yeterli. İndirerek izlemeyi tercih ediyorum.
0
inheritance (04.11.22)
başlama.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.11.22)
Ben başta hiç sevmemiştim yıllar yıllar önce ilk denediğimde. Sonra ünide arkadaş grubunda izleyenler vardı güncel takip ederek. Bi dene mutlala biraz sabret beğenirsin demişlerdi.
Beğenmeme sebebim sürekli çizgisel bir hikaye örgüsü, çoğu zaman gereksiz konuyu sündürerek uzatma falan. Ama işte biraz şöyle 100 bölüm izleyince fark ediyorsun ki 50 bölüm ağır giderken birden bi vites yükseltiyor ve aşırı sarıyor. Askerde yemek molalarında bana eşlik eden bir anime olmuştu bu yüzden. Taa 600 lere kadar geldim sıfırdan.
Özetle, arkadaşlık hissi veren animelerden ve arada da mizah sosu olsun diye bir şey arıyorsan tavsiye edebilirim.
0
Dartagnan
(04.11.22)
en iyilerinden biri. kesinlikle izlemelisin bence. tek sorun kaynak. netflix'e falan gelse de kurtulsak çer çöp sitelerden.
0
vaveylababa
(04.11.22)
Kesinlikle başla
0
horizon
(05.11.22)
İngilizce yada Türkçe izleme zaten kendi diliyle altyazılı izlemeni tavsiye ederim
normal çay bu?geçen gün burada demleme çayla alakalı bir duyuru vardı. linkini bulamıyorum şimdi elim ayağım titriyor. çoğu kişi altına en güzel çay soğuk demleme olur yazmıştı. ben de heves ettim, meraklandım ve ilk soğuk demleme çayımı şu an içiyorum. bunun yarım saatte demlenen çaydan ne farkı va
normal çay bu?
geçen gün burada demleme çayla alakalı bir duyuru vardı. linkini bulamıyorum şimdi elim ayağım titriyor. çoğu kişi altına en güzel çay soğuk demleme olur yazmıştı. ben de heves ettim, meraklandım ve ilk soğuk demleme çayımı şu an içiyorum. bunun yarım saatte demlenen çaydan ne farkı var? benim ağzım bozuk da tad mı alamıyorum?
sabahtan beri bebek gibi başında bekliyorum. söylendiği şekilde kısık ateşte üç saatten fazla ocakta tuttum. yazarken bile gözlerim doluyor. neyse. çökünce de on beş dakika kadar devam ettirdim demlenmeyi. gelecek doğalgaz faturasına kıyasla içtiğim şeyin über farklı bir şey olduğunu düşünmüyorum. max yarım saatte bu sonucu alıyorum zaten ben normal demlemede.
demliğe çayı ve soğuk suyu koydum. altına da soğuk su koydum ve buharıyla yavaş yavaş demlenmesini bekledim. yanlış yaptığım bir şey var mı? kendimi kandırılmış gibi hissediyorum. herkes eğleniyor da ben partide bir köşede yalnız başıma kalmışım gibi bir his oluştu. aldatılmış gibi hissettim kendimi. üç buçuk saatimi verdim ben bu demliğe bir bardak içip dökücem neredeyse.
utanmasam ağlayacağım ya. siz beni kandırdınız mı? bu bir şehir efsanesi mi? keriz gibi çay demlensin diye bekliyorum sabahtan beri. allah belamı versin hayatımdaki en büyük hayal kırıklıklarından biri oldu.
ağır sallamış onu yazan arkadaş. soğuk demleme nedir ya? 3 saat sürer o çayın ısınıp demlenmesi. gitmişsin sen de en troll cevabı uygulamışsın. benim yazdığımı yapsam çok mutluydun şu an:)
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.11.22)
tahmininiz doğru üç saat sürdü gerçekten.
0
🌸coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
Çay içme konusunda yaşamış ve ölmüş yüz milyonlarca insana sahip bir ülkeyiz. Onca yıllık deneyimlerimiz var, aktarılan bilgiler var. Kısacası ülke olarak çay konusunda profesyoneliz. Ve biri çıkıp "çay soğuk demlenir" diyor.
0
prole
(03.11.22)
hocam sadece bir kişi değil ben double check yaptım. internette de böyle demlemeyi önerenler olmuş. herhalde bir bildikleri vardır dedim :(
0
🌸coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
Bir misafirlikte öğrenmiştim (yer Adıyaman) çayı demliğe koyduktan sonra önce az bir şey (hepsini islatacak ve içinde tutacak kadar) soğuk su koyup 10-15 dk. bekletiyirsunuz, o arada altında su da kaynıyor kaynamamis olsa da ısınmış oluyor ve o sıcak suyu demliğe koyuyorsunuz.
Kalanı tamamlayıp tekrar kaynamaya bırakıyorsunuz. Buna Arap usulü demleme deniyormus, başka bir yerde duymadım ben de bu arkadaşların yalancısıyım. Hayal kırıklığı durumunda mesuliyet kabul etmiyorum.
Kullanılan çay da kaçak çay diye satılan çaydan. İcimini yumusattigini söyleyebilirim. Bilirsiniz daha sert olur bu çay.
Ancak ben Çaykur ve karali markalı caylarla denedim pek bir şey farkettigini söyleyemem.
0
encokbenisevinnolur
(03.11.22)
Soğuk demlemeyi ilk defa duydum, ama çayla ilgili ritüel haline gelmiş çok yöntem var. Mesela kimi insan da çayı demledikten sonra bir kağıtla demliğin ucunu kapatmayınca aromasının azaldığını düşünüyor.
Ben normal, kaynayan suyu döküp geçiyorum. Böyle yaptığımda bana çayı yakmışsın diyen de olmadı, böyle yapmadığımda bir tat farkı oluştuğunu da hissetmedim.
Aynı çayda tat farkına sebep olan etkenler içinde %99'luk dilimi sanırım demleme süresi kapsıyor. %1'lik dilimi anlayacak kadar gurme bir damağım yok açıkçası. Siz de demleyin geçin ne olacak.
0
akhenaten
(03.11.22)
ben yazmıştım soğuk demlemeyi. evde de sürekli yapıyoruz, 3 saat falan sürmüyor. kısıt ateşte mi demlediniz anlamadım. 45 dk sürüyor max. ocağın altını full açmanız lazım kaynayana kadar, kaynadıktan sonra biraz kısabilirsiniz. 3 saat sürmesi imkansız cidden.
neden burda karşı çıkılmış anlamadım. fırında hiç kısık derecede 6 saatte et pişirmediniz mi? kemiği tuttuğunuz gibi et yere düşer, öyle güzel pişer.
çay da böyle. alttaki kaynağan suyun buharıyla yavaş yavaş güzelce demleniyor. max 45 dk sürdüğüne de eminim hep yapıyorum. kahvaltıyı hazırlamaya başlamadan altını açınca kahvaltıyla birlikte hazır oluyor gayet.
soğuk demleme diye bir şey gayet var uydurma da değil. yavaş pişen çoğu şey güzel oluyor. özellikle güveçte pişen yemekler mesela. et ürünleri. çay da kahve de böyle. kısık ateşte güzel olur. kumda türk kahvesi diye pazarlanıyor. sebebi ne? yavaş pişmesi.
edit: entrye tekrar baktım kısık ateş dememişim. alt taraf full kaynıyor olmalı, üst taraf onun ısısıyla ısınıyor zaten. bu çok uzun sürmüyor.
edit2: bunlarla uğraşamam diyorsanız (ki zor değil bence daha kolay, sadece bekleme süresi daha uzun), kaynamaya yakın olan suyu üste koyun biraz ılısın. ondan sonra çayı üstüne koyun yavaş yavaş çöksün. ama asla kaynar su ile çayı birleştirmeyin. ve önce suyu sonra çayı koyun.
0
jelly bear
(03.11.22)
@jelly bear; hocam size çok kızgınım. o başlıkta da değişik geldiği için aklımda bir tek sizin yazdığınız şey kalmış.
evet baştan sonra işlemi kısık ateşte yaptım yavaş pişen şey daha lezzetli olur yazdığınız için. üç saat sürmesi de imkansız değil benim gibi bir keriz yaptı çünkü demlemeyi. tam olarak fırın örneğiniz gibi düşündüm ve mantığıma yattığı için denedim. çok bir fark göremedim şahsen.
0
🌸coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
@jelly bear, @coldegezenkutupayisinin kızgınlığından bağımsız olarak parantez açmak istedim (bu arada bence kendisi fazla tepki vermiş bu olaya :D) Sanırım her şeyin yavaş pişmesinin daha iyi sonuç verdiğini düşünüyorsunuz ancak tam böyle değil aslında.
Örneğin kızartmalar hızlı pişmelidir, soğuk yağın içine koyup yavaşça ısıtırsanız yağ çeker. Yağda uzun tutarsanız da yanar. Kızgın yağda kısa sürede pişirilmeli.
Örneğin sebze haşlamaları uzun pişerse rengini kaybeder hem de besleyici özellikle bakımından ve ayrıca kıvam anlamında da kayıp yaşanır.
Kahvede hızlı ve yavaş demleme yöntemleri var, ancak en çok tercih edilen kahveler yüksek basınçta hızlı pişenler, yani espresso. Böyle pişen bir kahve daha derin tat verir, hem de çekirdeğindeki istenmeyen yağlar kahveye geçmemiş olur. Uzun demlemelerde bunu önlemek için daha düşük sıcaklık tercih ediliyor.
Çay konusunu bilmiyordum, bi ara deneyeceğim soğuk demlemeyi.
Ancak etler ve güveç farklı bir konu, nasıl ki kızartma kısa pişme süresine ihtiyaç duyuyorsa etler ve güveç gibi yemekler de doğası gereği daha uzun ve ağır ateşte pişmeye ihtiyaç duyuyor.
Sonuçta bütün gıdalar için geçerli evrensel tek bir yöntem yok ama.
0
akhenaten
(03.11.22)
Kutup ayısı sen son yılın en büyük sorusunu cevapsız bıraktın ama ben sana bu çay demleme konusunda hayatın sırrını vereyim
:)))))) Bu arada mobil'deyim hepsini okuyamadım Ama soğuk demleme ile ilgili şunu söyleyeyim Ben de arada yapıyorum ve tadı farklı geliyor. Seviyorum. Ayrıca kullandığın çay da çok farklı olabilir damak tadına göre değişiyor. Ahmet ya da Mahmut çaylarını deneyebilirsin
0
kisa
(03.11.22)
@akhenaten
"yavaş pişen çoğu şey güzel oluyor."
verdiğim örnekler belli zaten. kimse kızgın olmaya yağda kızartma yapın demiyor :) evde karamelize soğanı 3-4 saate kısık ateşte yapıyorum. şeker kullanmadan. ve baldan tatlı oluyor. yiyen bayılıyor. daha iyisini de yemedim.
bu bir örnekti sadece. tandır gibi düşünün aşırı lezzetlidir ama 6 saatte pişer. neyse herkes anlayacağını anladı diye umuyorum :)
0
jelly bear
(03.11.22)
Normal çayı şöyle demliyorum:
Demliğe istediğim miktarda içme suyunu dolduruyorum, oda sıcaklığında işte damacana suyu. Üzerine kendi poşetlediğimiz çaylardan istediğim miktarda ekliyorum. Alt hazneye de istediğim yerden istediğim suyu dolduruyorum, harlı ateş olacak şekilde ocağa koyuyorum, alttaki su kaynayınca önce harlı ateşi orta seviyeye indirip 2-3 dk devam ettiriyorum (dem miktarına göre 5 dk da olabilir) sonra ocağı kısıyorum, bi 5 veya 10 dk da öyle devam ediyor.
Mis gibi soğuktan demlenmiş siyah çay. Kolay kolay acımıyor, ama ateşin harını yani demleme süreçlerini iyi yönetmek lazım. Harlı ateşin üstünde unutmamak lazım çünkü alttan helen buharı küçümseme, çok ciddi pişiriyor öyle böyle değil.
0
muhayyer divan
(03.11.22)
Ben hiç içmedim, geçenlerde muhabbeti dönünce birisi; bayatlamıyor, daha tozsuz berrak oluyor gibi bir şeyler demişti.
0
iustitia omnibus
(03.11.22)
birinci elden bilgilerim tazeyken bayatlama konusundaki tecrübemi paylaşayım. evet bayatlamıyor. doğalgaz parasına acıdığım için bir bardaktan sonra hemen dökemedim.
üç saat içtim. ilk bardakla son bardak neredeyse aynı tazelikteydi, aynen benim yaşadığım hayal kırıklığı gibi....
tekne giderken dalgaların yaptığı köpük. anlayamazsınız çocuğu vardı ya. ağlayan oğlan. fakirlikten sebep, o ağlamayı anlayamıyorum gerçekten de. zengin çocuğu olmazsanız anlayamazsınız.
şarap türlerine göre kadehlerin farklılaşması. x şarap kadehiyle y şarabı içmenin şarabı mahvedeceği anksiyetesi. anlayamazsınız.
Dün eşim Yeni Zelanda'ya bilet almak için araştırma yaptı. 2 kişi gidiş dönüş 60 bin lira en az. EQ'su çok yüksek olduğu için yüzüme anlık bakışıyla, tamam henüz o kadar değilmişiz, seneye tekrar bakarız diyip kapattı. parasına bakmadan, acenteyle mali müşavir arasında geçen bir görüşme olabilirdi bunlar. onun için, düşünmeden plan yapma serbestliğine +1 de ben diyorum.
0
gabe h coud
(03.11.22)
Düşünmeden plan yapabilme serbestliği.
0
lüzumsuz adam
(03.11.22)
Yalilarin hep rutubetli olup diz ağrısı yapması..
0
deer hunter
(03.11.22)
Bir şeyin kalitelisinin nasıl olacağını bilmek.
Kaliteli züccaciye, kaliteli peynir, kaliteli şarap, kaliteli bira... Zengin olmadığın halde kalitelinin nasıl olacağını biliyorsan, sahip olmadığın için mutsuz bir insan olursun. Dolayısı ile fakir bir kişi mutlu olmak istiyorsa kalitelinin nasıl olduğunu bilmemelidir.
İçinde fındık ve turunçgil notaları olan bir kahveyi o tadı alarak içmeyi öğrenmişsen, marketten alacağın çamur gibi kahveyi içersen mutsuz olursun.
gabe h coud +1 "Anlayamazsınız, beni en çok çeken motorun yaptığı dalga, köpürtmesi" diyen çocuğa katılıyorum. Videoyu izlediğimde çocuğa gülmüştüm ama ufak bir tekne kullandığımda aynısını düşündüm.
0
cek
(03.11.22)
azinlik oldugu icin yalnizlikla basa cikmayi ve samimiyetsizligi digerlerinden daha cok anlar zannediyorum. usttekiler gibi benim de zenginlik anlayisim hesap yapmadan plan yapmaktir zaman+para zenginligi
0
ala09
(03.11.22)
kimin paranız için kimin gerçekten sevdiği için sizinle olduğunu anlayamama durumunu anlayabilme........
0
summer timetable
(03.11.22)
Sarap ve yemek kültürü asla ve asla degil. Eger sadece onlar anlayabilselerdi, fine-wine olayinda bir numara olanlar hep cok zenginler olurdu. Fakirseniz, fine-wine icin alaninda ozellikle, bazi saraplara hic ulasiminiz yok ve muhtemelen de hic olmayacak. Bastan kaybettiniz. Ama cok zenginseniz de otomatik olarak damak zevkiniz gelismiyor.
Kaliteli ürüne ulasim zengin isi degil. Seyahat de lüks bir sey degil.
Ozel ucaktaki yalnizlik falan, boyle seyler geldi benim aklima da.
0
buf-e kür
(03.11.22)
eğer koçlar kadar yüksekte, kendinize benzer insanlarla çevrili şekilde, hayattan nispeten izole yaşayacak kadar varlıklı değilseniz ve günlük şehir hayatının içindeyseniz ama toplumsal skalaya göre gelir ve varlık açısından üst sıralardaysanız anlaşılamamak ve aslında bir noktada dışlanmak en büyük sorun bence.
bir başkadır'da bağdat caddesi insanını yansıtıp onları yalıda yaşıyor olarak göstermişlerdi mesela. ya da aşk-ı memnu'dakilerin kahvaltıya tuvaletle oturması örneği. dış dünyadan asla anlaşılamayan ve abartılan şeyler var.
bu durumda da anlaşılamamak kadar dış dünyaya uyum gösterememek ve insanlarla birlikte yaşamakta zorlanmak da söz konusu.
0
blatta hiberna
(03.11.22)
kuzey marmara yolunu kullanmanın rahatlığı.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.11.22)
hedef bulmak konusunda sıkıntılar yaşamak olabilir. bir şeye sahip olunca o şey değerini yitiriyor. bunu hepimizin biliyor olduğunu düşünüyorum. lüks bir yaşama sahip olma isteği ve bu yolda bir şeyler yapıyor olmak ona sahip olmaktan daha yaşama bağlayıcı bir şey. bu nedenle önemli olan hedefe varmak değil yolda olmaktır sözü çok doğru bence.
dünyada bir insanın başına gelebilecek en kötü şey aşırı zengin bir ailenin çocuğu olmaktır bana kalırsa. kendi açımdan konuşursam, ben bu hayatta güzel şeyleri deneyimlemek için yaşıyorum ve bunları güzel olarak değerlendirebilmek için önce bunlarsız bir hayat yaşamış olmak gerekir. tatmin olma eşiği ne kadar düşükse o kadar sık mutlu oluyor insan. bu nedenle 3-4 yaşındaki çocuklar dandik bi oyuncakla bile saatlerce oynayabiliyor. buradan ignorance is bliss'e bağlayıp kaçıyorum.
0
bohr atom modeli
(03.11.22)
Ketum olmak.
0
alfired
(03.11.22)
Oranin sahibi arkadasimdir olayi. Bakanlikta, devlet dairesinde, konsoloslukta tanidik olmasi, ulasabilme, erisilebilirlik. Bizim alt kademede bir garson, memur tanidigimiz oluyor, mekanda, isletmede oturusumuz yuruyusumuz degisir:) Adamlar sahibiyle, mudurle kanka cikiyor falan. Sanatci, manken, futbolcu vs unlu ile arkadas, sevgili olabilme imkani. Bizim televizyonda gordugumuz, ulasilmaz sandigimiz insanlara kolay ulasabilirlik kisaca
merhaba,bluetooth kulaklık ve bluetooth hoparlör almak istiyorum fakat black friday'de indirime girerler mi pişman olur muyum yoksa fiyatı artar mı bilemiyorum. şu anda halihazırda hoparlör 100 lira kadar indirimde. kulaklık da bir 50 lira kadar daha ucuz diğer sitelere nazaran.bilemedim hiç...var m
merhaba,
bluetooth kulaklık ve bluetooth hoparlör almak istiyorum fakat black friday'de indirime girerler mi pişman olur muyum yoksa fiyatı artar mı bilemiyorum.
şu anda halihazırda hoparlör 100 lira kadar indirimde. kulaklık da bir 50 lira kadar daha ucuz diğer sitelere nazaran.
bilemedim hiç...
var mı böyle arada kaldığınız durumlar?
0
hooiken (02.11.22)
Lira dedigin icin turkiye icinden alacagini dusunuyorum. Tr de hic bir indirim gercek degil o yuzden fiyati uygun geldiyse al.
Blackfriday oncesi zam yapip sonra yuzde olarak yuksek indirim gosteriyorlar.
0
kuzey li
(02.11.22)
hemen alman lazım. bf'de indirimler sahte oluyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(02.11.22)
Al gitsin. Türkiye'de gerçek indirim çok nadiren oluyor.
Olur da 100 lira indirime girerse de 1 ay daha fazla dinleyip keyif yaptığına sayarsın o parayı. Fiyat bu kadar önemliyse şimdi al, iade süresi geçene kadar indirim olacak mı diye takip et. Hatta zahmete girebilirsen yenisini sipariş et, eskisini iade et vs.
Ama bence al gitsin. (akakçe'deki son 6 ayın fiyat hareketlerine de bir bak, oradaki fiyat değişimi indirim olup olmayacağıyla ilgili bir fikir veriyor)
0
michael_knight
(02.11.22)
Amazonda şu an indirim günleri var. Aldığın üründe 30 kasıma kadar indirim olursa aradaki farkı iade ediyor. Alacağınız kulaklık şu an amazonda uygunsa ordan alabilirsiniz
0
jepa
(02.11.22)
Türkiye'deki black friday dün aldığın üründür, bugün bile geç kalmış sayılabilirsin.
0
pwnography
(02.11.22)
gecen sene araba koltugu alacaktim cocuk icin black friday'i bekliyim demistim. eylul gibi 3800de gordum indirimde. ekimde bi yanda 5500lere cikti. sonra dedim bu isin sonu kotu, black friday'den once kasim basi indirimlerinde 4800e dustugunu gorunce daha da beklemeyip aldim. ben aldiktan sonra 7000lere cikti, black friday'de en dustugu haliyle bile 4800e yaklasmiyordu. iyi ki almisim diyorum hala cunku su an ayni koltuk 12000 lira.
uzun lafin kisasi turkiye'de black friday dun aldigin urundur +sonsuz.
birinin türkiye'de "zengin" klasmanına girmesi için
Transa
sizce aylık ne kadarlık bir kazancının olması gerekiyor?
sizce aylık ne kadarlık bir kazancının olması gerekiyor?
0
Transa (01.11.22)
150.000+
0
tok oldugumuz halde yaftalar yiyoruz
(01.11.22)
Bana gore 50k üstü iyi durumdadir. 100k ustu zengindir
0
abuzer
(01.11.22)
100k
0
yazar yazmaz yazan yazar
(01.11.22)
türkiye'de kılçıksız 10 bin usd kazanan birisi zengingin sınıfına girer sanırım.
0
golgi aygıtı
(01.11.22)
12+ m motoryat alabilecek, bakımını, masrafını da üstlenebilecek kişi zengindir. ha yapar yapmaz ayrı konu, istese bunu yapabilecek durumdaysa, zengindir.
kıçında don yok, teknesi var. öyle durumlar istisnadır, kural değildir.
0
gabe h coud
(01.11.22)
Şu anda yoksulluk sınırı 24.185 lira.
25-30 bin kazananlar yoksulluk sınırında yani.
Zengin tanımı muğlak, üst sınırı yok çünkü. Ünlü isimler sanırım zengin sayılabilirler. En azından üst-orta sınıf sayılabilecek ünlüler etkinlik ya da program başına 150 bin civarı para alıyordu birkaç yıl önce. Şimdi bu daha fazladır.
Haliyle 1 milyondan başlatabiliriz sanırım zengin sınıfına girişi. Net kazancı olmasa da, eline bu miktarın bir şekilde geçtiği düşünülebilir.
Bizde orta sınıf ve ortadirek aynı şey gibi görülüyor. Bizim ortadirek dediğimiz şeyle "middle class" ne yazık ki çok da aynı şeyler değil aslında. Normalde orta sınıf olan biri bizde genel algıya göre zengin kabul ediliyor.
Bizim, fakirler olarak :D yani sıradan halkın genel manada günlük hayatta karşılaştığı bu tip bir zengin (ya da hali vakti yerinde denilen kişi) kaç kazanıyordur diye soruyorsanız 75-100k dan açılabilir sanırım.
0
akhenaten
(01.11.22)
Zenginliği hiçbir zaman "aylık kazanç" olarak düşünmemiştim. Benim aklımdaki zenginlik birikmiş varlıkla olur ancak.
Bir insan ömrünün sonuna kadar çalışmadan aynı hayat standardını yaşayabilecek varlığa/gelire sahipse zengindir bence. O paranın miktarı da kişinin yaşına ve ayda ne kadar harcadığına bağlı.
Türkiye Cumhuriyeti gelir vergisi dilimlerinde en üst dilim yıllık 880 bin TL, yani aylık brüt 73 bin TL, aylık 46 bin TL net gelir demek. Belki bu bir fikir verebilir size. Ama ayda 46 bin TL geliri olan birine sanırım kimse zengin demez.
0
michael_knight
(01.11.22)
aldığı maaşı değil verdiği maaşı hesaplaması gerekir.
0
coldegezenkutupayisi
(01.11.22)
@coldegezen +1
Maaş alan zengin mi olur yahu :)
Ayda bir milyon tl kazanıyorsa zengindir. Düşündüğümüzden daha çok böyle insanlar bu arada. Ticaretle uğraşan x turizm, bilmem ne dış ticaret, hatta köşedeki kuruyemişçi bile ne paralar kazanıyor ama sorsan işler eh işte der barzosu bmw'yle biraz kendini belli eder ama çoğunluğu göze sokmaz parasını. Eh işte diye diye kaç apartman dikti millet :)
0
chicha_v2
(01.11.22)
Benim için ayda 15 bin dolar
0
Erestor
(01.11.22)
Zenginlik, varlılık tanımı aylık kazanca göre yapılmıyor. Birikmiş paraya göre yapılıyor.
Çalışmadan aynı hayatını, hiç kısmadan 1 sene sürdürebiliyorsan varlıklısın, 5 sene sürdürebiliyorsan zenginsin gibi bir kuralı vardı bunun kabul gören. Süreleri attım. Ama yakındı buna diye hatırlıyorum
0
zimbirik
(01.11.22)
valla kazananı değil de harcayanı zengin gördüğümden kim ne kadar harcıyorsa o kadar zengindir diye düşünüyorum. paranın kaynağı baba da olabilir, kar payı da, maaş da, hırsızlık da, koca bir hiç de. miktarı önemsiz. harcama tutarı önemli. ben mesela ayda rahatça 30k tl harcayabilseydim zengin hissederdim.
0
summer timetable
(01.11.22)
Yoksulluk sınırının 25k tl olduğu ülkede 100k tl zengin değildir. iPhone 14 Pro Max 50k yaklaşık. ABD'nin orta gelirli adamı bile o telefonu almak için maaşının yarısını vermiyor, bizim zenginimiz neden versin?
aylık geliri $30k altında olan birinin zengin olma ihtimali yok. 150k demek dolar bazında 10k bile değil. Yurt dışına kafasına estiğinde çıkamayan, istediği ürünü istediği zaman alamayan zengin mi olur?
0
nawar
(01.11.22)
Maaş vermek tek başına zenginlik demek değildir.
Bu gözler neler gördü. Nette eline çalışanına verdiği maaştan az geçenler, batık üstüne batık şirketleri olanlar, çalışanının maaşından kestiği SGK’yı bahise yatıranlar.
Sermaye üstüne kredi çekersin, istersen bir sürü çalışanın olur. 2 senede krediyi sermayeyi çalışanlarınla yer, bitirirsin. İş bilmezlerin çoğu böyle yavaş yavaş batar. Sonra, maaş veriyorum, zenginim.
Selamlar,Gecen sene lg marka tavsiye edilen bir kurutucu aldık hevesle kullandık tabii ki ancak kıyafetleri hep küçülttü. Kitapçığındaki programlara uyuyorum ancak fayda etmedi yine çamaşırları asmaya döndük. Artık yer kaplıyor diye satacak hale geldim. Kullananlar nasıl yapıyorsunuz ben mi beceremi
Selamlar,
Gecen sene lg marka tavsiye edilen bir kurutucu aldık hevesle kullandık tabii ki ancak kıyafetleri hep küçülttü. Kitapçığındaki programlara uyuyorum ancak fayda etmedi yine çamaşırları asmaya döndük. Artık yer kaplıyor diye satacak hale geldim. Kullananlar nasıl yapıyorsunuz ben mi beceremiyorum bu işi?
0
mirty (27.10.22)
biz kıyafetlerimizi 1 beden büyük alıyoruz. bu şekilde sorun kalmıyor. max. 1 beden küçülüyor zaten.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(27.10.22)
pamuklu şeyleri küçültüyor, ben pamuklu kıyafetleri atmıyorum
0
veritaslibertas
(27.10.22)
hocam bizde de kurutmalı çamaşır makinası var, sırf b sebepten kurutmasını hiç kullanmıyoruz. canına okuyor çamaşırların ne yaparsan yap. kaliteli güzel pamuklu bir giysiyi 2 yıl yaşlandırıyor her yıkamada.
Atılmayacak kıyafetleri atmayarak çözüm buluyoruz. Biz de alışana kadar bir kaç kazak vs heba ettik. Ama kıyafetlerdeki tozu gördükçe ne kadar doğru seçim yapmışız diyoruz.
0
fernandoenes
(27.10.22)
simdiye kadar hic bir sorun yasamadim +1 kazak ya da yunlu kesinlikle atmayin kot pantalonu utu kurulugunda calistirin pamuklu tisort bende hic kuculme sorunu yasatmadi carsaf, battaniye, yorgan, havlu atin kurusun
Düzenli izlediğiniz bir diziye ayırdığınız günlük süre?
norules
Benim 30 dakika. 30 dakika olunca izlemekte olduğum bölümü durduruyorum, sonraki gün devam ediyorum. Zira 30 dakikanın sonralarında dikkatim başka şeylere kaymaya başlıyor. Aklıma düşen düşünceler, telefona bakmalar vs. O şekilde izleyeceğime de hiç izlememeyi tercih ediyorum. Siz peki düzenli izled
Benim 30 dakika. 30 dakika olunca izlemekte olduğum bölümü durduruyorum, sonraki gün devam ediyorum. Zira 30 dakikanın sonralarında dikkatim başka şeylere kaymaya başlıyor. Aklıma düşen düşünceler, telefona bakmalar vs. O şekilde izleyeceğime de hiç izlememeyi tercih ediyorum.
Siz peki düzenli izlediğiniz bir diziye günlük ne kadarlık bir süre veya bölüm ayırıyorsunuz?
0
norules (26.10.22)
En son Gibi izledim. 30 40 dakikaydı. Fazla olunca bitiremiyorum. Dikkatim dağılıyor. Bir de zaman yok.
0
dissendium
(26.10.22)
ilginçmiş.
ben vaktim ve keyfime göre bir bölümde (40 dakika) de bırakabiliyorum, dizi sarmışsa 4-5 bölüm arka arkaya da izleyebiliyorum. en fazla saatte bir sigara molası veririm. dizi gibi teoride ilgi çekmesi gereken bir şeyi bile 30 dakika deyince pat diye durdurmak çok tuhaf geldi bana :)
0
mark greg sputnik
(26.10.22)
Değişiyor, otobüste izlediğim diziler var onları yol bitene kadar ortalama 1 saat kadar izliyorum.
Yemek yerken izlediklerim var, onları yemeğim devam ettiği kadar izliyorum 20dk civarı.
Özellikle takip ettiğim dizileri birer bölüm izliyorum.
Rastgele görüp izlenir bu dediğim diziler var onları, atıyorum o gün evden çıkmayacaksam 4-5 saate kadar izleyebiliyorum.
Bunların hepsi aynı günde olmuyor tabi, mesela birgün yolda dizi yerine kitap okuyorum, yemek yerken haber açıyorum vs.
0
akhenaten
(26.10.22)
valla diziye bağlı yoğunsam ve güzelse her gün 1 saat ayırsam yeter
öyle 2 saat ayırırsam dikkatim dağılır gibi bir şey yok.
6 saat witcher izlemişliğimiz var yani sarınca niye kafamız dağılsın benim dağılmıyor şahsen.
ama izlenilen şey 2 saatlik bir film diyelim ve baydı, o zaman el telefona gidiyor tabii ki.
0
ananiyimioguz
(26.10.22)
diziye de bağlı olabilir bu. zihin açan, merak uyandıran dizi pür dikkat izlenir. günde 40 dakikayı geçmemek kaydıyla. 1 saatten fazla izlemek bağımlılık yapar ve gerekli diğer işlere odaklanmayı düşürebilir diye düşünüyorum.
0
bahçedekisandal
(26.10.22)
bölüm süreleri 30-40 dakikaysa 2 bölüm peş peşe izlerim. 40 dakikadan fazlaysa 1 bölüm izler bırakırım. zevkten dört köşe de olsam 2 bölümden fazla izlemem günlük. neden bu keyfi bir anda tüketip bitireyim ki?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(27.10.22)
Her gün vaktim olmuyor vaktim olduğunda da birkaç bölüm üst üste izliyorum.
0
iwasbornonamountainside
(27.10.22)
Sarmışsa tamamen de izleyebilirim o gün. Net bir sürem yok. İlla ki 1 saat izlerim diye.
0
drako
(27.10.22)
düzenli derken? devamlı izlemek mi yani? valla geçen aydı galiba severance'ı 2 günde, the bear'i 1 günde izledim bitti gitti. arrested developmentı da geçtiğimiz aylarda 1 haftada bitirdim sanırım. bi diziyi beğendiysem bitene kadar tüm boş vakitlerimde onu izlerim. bi günde 10 saat de olabilir yani. her gün şu kadar şunu izlerim gibi bi şeyim yok. bazen günlerce hiçbir şey izlemediğim de olur.
Geçen bir arkadaş kaynar suyu dökünce çayın yanacağından bahsetti ee nasıl demleyecez o zaman?Siz napıyorsunuz?
Geçen bir arkadaş kaynar suyu dökünce çayın yanacağından bahsetti ee nasıl demleyecez o zaman?
Siz napıyorsunuz?
0
karayel (26.10.22)
demliğe önce suyu koyacaksın. üzerine çayı dökeceksin.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(26.10.22)
yazar yazmaz yazan yazar +1 ben kaynamış suyu koyuyorum. iki dakika bekliyorum. su biraz daha soğusun diye sonra da üstüne çayı atıyorum
0
hoot
(26.10.22)
en iyisi soğuk demleme. ama vaktin yoksa kaynar olmayan suyun üzerine çayı koy. evet kaynar suda çay yanar.
soğuk demleme de şöyle: üst tarafa soğuk su+çay koyuyorsun alt tarafa da su koyup altını açıyosun. üst taraf yavaş yavaş ısınıyor ve aşırı lezzetli ve uzun ömürlü bir çay oluyor. çok sürmüyor demlenmesi.
yavaş pişen her şey güzel oluyor.
0
jelly bear
(26.10.22)
Çayı demliğe koyuyorum, Su kaynayınca üstüne döküyorum. Şu ana kadar hiç kimse de "hmm... bu çayı yakmışsınız bayım" demedi. Demleme süresi 29-30 dk.
0
prole
(26.10.22)
Bu şekildeki yöntemlerle baba çayı içemezsin 10 dan 2lik çay için çay demliğin içine atılır ve ısınır su 100 dereceyi geçtiğinde üzerine yavaşça bırakılır, çay kısık ateşte demleye bırakılır, ve içilir afiyet olsun.
0
Gebeş kaplumbağası
(26.10.22)
Önce su veya çay ne fark eder anlamadım sonuçta su kaynar değil mi? Yine yanacak
0
🌸karayel
(26.10.22)
dereceli kettle varsa en güzeli, 95 derece su olacak. üstüne çayı koyacaksın. sallama çaysa, maksimum 3-4 hadi bilemedin 5 dk duracak. bir yerde de 10 kere boy verip çıkaracaksın diye aklımda kalmış. ben çok nadir çay demlerim, genelde sallama çay içiyorum. benim için yeterli.
0
gabe h coud
(26.10.22)
çayı sonra koyunca çay yavaş yavaş çöküyor suyun içine. öteki türlü suyu boca edince direkt haşlanıyor çay komple.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(26.10.22)
bence internette herkes dillendirdiği için gerçekmiş gibi inanıp sağa sola yaydığı sallamasyon bir bilgi. 100 yıldır heryerde çay içiyorum. kahveci, misafir, komşu vs.. kimse de çay yanıyor diye farklı demlemiyor. bi kere tabir yanlış. suyla bişey yanar mı? ateş mi lan bu çayı yaksın. haslama denir.
0
buenosdias
(26.10.22)
@karayel, Su kaynadığı zaman 100 derece civarında oluyor. Demliğe koyduğumuzda hem dökerken hava ile temas ettiği hem de demliğin daha düşük sıcaklığıyla temas ettiği için birkaç derece düşüyor. Suyun derecesi bir miktar düştüğü için "yakmaz" diyorlar.
0
michael_knight
(26.10.22)
Su kaynadiktan sonra 1 dakika bekletip o şekilde koyuyorum yahut önceden çayı biraz ıslatıyorum
0
mirty
(26.10.22)
Ben önce bir çayı karşıma alıp konuşuyorum yaşayacağı şeyleri anlatıyorum ki şok olmasın. Çayı demlemeden önce psikolojileri de çok önemli. Sonra önce suyu sonra çayı üstten koyuyorum. Çayın içine laps diye boşaltmıyorum kaynar suyu. Yoksa aman allahım ne oluyor birden der acısı suya geçer. Suyun üstüne koyarsanız yavaş yavaş dibe çöküyor denildiği gibi.
0
ananiyimioguz
(26.10.22)
Suyu kaynatıyorum. Kaynar suyu demliğe koyuyorum. Alttaki hazneye su koyuyorum. Alttaki hazneyi ocağa, demliği üstüne koyuyorum. Üstteki su biraz dinlenmiş oluyor o sırada. Ondan sonra üzerine çayı koyuyorum. Orta-kısık ateşte demlenmeye bırakıyorum. Çayı koyduktan sonra 1 küp şeker atabilirsin içerisine demlenme süreci için. Ben atmıyorum ama askerde bir çocuk vardı kahvehanesi varmış, çayı öyle demliyormuş o da.
Çayı koyup, kaynar suyu üstüne dökersen haşlanır. Çay çorbası gibi bir şey olması lazım. Demlemek daha yavaş gerçekleşen bir eylem.
0
nawar
(26.10.22)
Direkt kaynar suyu döküyorum. Ama benim kirmizi çizgim en az 30dk demlenmesi. 20dk da çay demlemmez. Cogu kisi 20dk sonra tamam demlendi diyip servis ediyor cayi, bana göre daha demlenmmeistir o cay. 30dk beklemeli en az o da.
0
stavro
(26.10.22)
"suyla bişey yanar mı? ateş mi lan bu çayı yaksın. haslama denir." yanar. evet ateş. haşlamadır. ne kadar yandığını taşmış bir türk kahvesi içmeye çalışıp gözlemleyin çay da 85 90 derecede demleniyor
Ekşi sözlüktekiler neden bir haltı beğenmez her şeyi eleştirir.
the sound and the fury
Dikkatimi çekti aktroller zaten sanattan anlamıyor ama aydın kesimin çoğunluğu ben bildim havasında %90'ı yok şöyle olmalı bu olmamış, daha çok ekmek yemelisin gibi sert eleştiri ve kendini üstün görme havalarında. Karşısındakini eziyor gibi düşünüyorum. Bunlar paranoya değil çevremde olumsuz eleşti
Dikkatimi çekti aktroller zaten sanattan anlamıyor ama aydın kesimin çoğunluğu ben bildim havasında %90'ı yok şöyle olmalı bu olmamış, daha çok ekmek yemelisin gibi sert eleştiri ve kendini üstün görme havalarında. Karşısındakini eziyor gibi düşünüyorum. Bunlar paranoya değil çevremde olumsuz eleştiriye açığım tabii ama sözlükte herkes bir iş biliyor havasında hiperealist veya aşırı düşündüren bir çizim, tasarım heykel veya müzik koysan ona bile bahane bulacaklar gibi geliyor.
0
the sound and the fury (25.10.22)
Özel hayatlarındaki eziklikleri ekşi sözlükte tatmin etmeye çalışıyorlar. ''Geçen de birisi 35lik sözlük yazarına teyze dedim, beni azarladı eki eki'' diye başlık açmıştı.
Bu tarz insanların gerçek hayatta bir kadınla konuşmaya çekindiğine yemin edebilirim.
Mesela CHPyi eleştirirsen, gelip altına aktroll yazıyorlar. Gerçek hayatta arkadaş edinemediklerinden, insanları aşağılayınca kendilerini bir halt sanıyorlar.
0
Kahvedesu
(25.10.22)
beğenmeme, beğenmekten daha çok itiyor insanı yazmaya. beğenmeyenler daha çokmuş gibi gözüküyor.
0
vizivozo
(25.10.22)
Bir çoğunun yaşı küçük. Bazıları da cahil. Eskiden internete erişebilen azdı ve o zamanlarda güzeldi.
0
seaman
(25.10.22)
Ekşi sözlük Türkiye'nin yansımasıdır, yani sorun ekşi sözlük yazarlarında değil genel olarak bu coğrafyanın insanında.
Türk insanı eleştirmeyi, yıkıcı yorum yapmayı ve her şartta karşı taraf olmayı benimsemiş bir yapıya sahip. Bunun en büyük nedenlerinden birisi kompleksli bir kişiliğe sahip olmamız, fikir ve bilgi sahibi olmasak da her konuda kendimizi gösterme çabası içerisine giriyoruz genel olarak, bunu yaparken de karşıt görüşte olmamızın nedeni de aslında yeteri kadar o konuya hakim olmamamızdan kaynaklı genelde. Gerçekten bilgi sahibi deneyimli insanlar bir konuda tartışma çıktığında susmayı bu nedenle tercih ediyor çünkü karşısındakine ne anlatırsa anlatsın karşı taraf kendisinin o konu hakkında bir bilgisi olmadığını karşı tarafın anladığını ya da anlayacağını sezdiği an daha da saldırganlaşıyor.
Bu hale gelmemizin nedeni de yine örf ve adetlerimiz, bir avrupalı gibi özgüven sahibi bir birey olarak yetiştirilmedik, çocuklarımıza sen küçüksün karışma, sen anlamazsın, sen işine bak gibi cümleler kurarak böyle bir toplumun oluşmasına katkıda bulunuyoruz ne yazık ki sonuç da böyle oluyor işte.
Özetle sorun ekşi sözlükte değil sorun toplumun tamamında. Ekşide bunu fark etmenin nedeni burada insanların gerçek hayattakinden daha cesur olması ve gerçek hayatta karşı karşıya gelemeyeceği insanları burada kolayca bulabilmesi.
0
solo
(25.10.22)
ekşi, tr'nin yansıması olsaydı chp %95 ile her seçim iktidar olurdu:)
her şeyi eleştirerek marjinal olma çabası tamamen işte. aa herkes beğenmiş o zaman beğenmemeliyim. 18-25 yaş grubu ergen sürüsü dolu sözlük.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(25.10.22)
öncelikle ekşi sözlük tek bir kişi değil. binlerce yazar var içeride. bir konuda bir kısmı övüyor, bir kısmı yeriyor.
beğenmeme durumunda ise vizivozo'nun da dediği gibi insan daha iştahlı oluyor eleştirmeye. duygular daha anlık ve daha sert aktarılıyor. mesela bir restoranda her şey iyi giderken iyi bir yorum yazmak hemen aklınıza gelmez. ya da "bir ara yazayım" dersiniz sonrasında unutursunuz. ama o restoranda bir şeyden memnun kalmazsanız hemen bir yerlere (google, ekşi, 4sq, mekanist vs..) yazma isteğiniz ortaya çıkar ve yazdıkça daha da kurulursunuz.
0
teritori
(25.10.22)
Bir de bana buram buram anadoluluk kokuyor gibi geliyor sözlük. Sürekli sanal seks başlıkları, sürekli bel altı espriler, hiçbir yararlı bilgi yok. Düzgün bir iletişim yok.
0
seaman
(25.10.22)
çünkü anonimler. karşıdan gelecek tepkiye karşı korunaklı bölgedeler. gerçek hayatta böyle değillerdir kesinlikle.
0
nickini degistiren yazar
(25.10.22)
çok haklısın.
ben de hiç üşenmeden engelliyorum. bazen kendisini engelleyip başlıklarını engellemediğim biri oluyor. ilk entrysi olmayan bir başlık olduğunda anlıyorum. onu da tüm linkleri getir diyip ilk entryden buluyorum, nickine tıklayıp başlıklarını da engelliyorum. böyle böyle 555 kişiyi engellemişim :))
bazen çok önemli bir olayı saçma bir şekilde dalgaya alıp bilgiye ulaşmayı engelleyenleri de engelliyorum. git gide daha temiz bir sözlüğe ulaşacağıma inanıyorum :) sanırım engelleme sayısında bir limit var. o sayıya ulaşınca, işte o gün kara gündür benim için :P
0
gabe h coud
(25.10.22)
Hocam siz dün 30 liralık kilden yaptığı balık kuyruğunu paylaşan kişi değil misiniz? Sırf insanlar bu ürün 1500₺ etmez dedi diye genelleme yapmışsınız.
Size katılmıyorum. Bazen kötü olan bir şeye kötü demek bomboş hava pompalamaktan iyidir. En azından sizi gerçek hayatta tutar.
0
ruhen hastayim ben
(25.10.22)
ekside 10 yasinda cocuk bile vardir. resit olup olumsuz yazanlarin bence buyuk kismi muhalefet olmak icin, gercek hayattaki bastirilmisliklarindan kopmak icin fakan olumsuz yaziyor, bir kisminin olumsuz gorusleri de tabii ki gerc3k dusunceleri. yalniz sizin olayda baska bi durum da olabilir. her dakka bi seyler pazarlamaya calisan biri itici gelebiliyor. tamam gosterirsin de surekli bi fiyat bicme ve hizmet satmaya calisma insanlari olumsuza surukluyor olabilir yok yere
0
Kittie
(25.10.22)
bence olay sadece ekşide değil tüm sosyal mecralarda gecerli. insanlar beğendiğini değil beğenmediğini yazmaya meyilli. Birde üç beş kişi olumsuz yazınca olumlu yazınca asıl konuyu anlamamış sığ bir şekilde beğenmiş olmamak için iyice yazmaktan vazgeciyor.
ufak ufak meblağlarla aldığım 15-20 ayrı fon var. şimdi her hafta bunların her birine ilave yapmak istiyorum ama toplu halde olmuyor, tek tek her bir fonu seçmek gerekiyor yine alım yaparken. bunun kolay bir yolu yok mu?
ufak ufak meblağlarla aldığım 15-20 ayrı fon var. şimdi her hafta bunların her birine ilave yapmak istiyorum ama toplu halde olmuyor, tek tek her bir fonu seçmek gerekiyor yine alım yaparken. bunun kolay bir yolu yok mu?
0
denizzz (24.10.22)
yok.
o kadar fon almaya da gerek yok zaten bir yerden sonra 25-100 fon almak arasında bir fark olmuyor. getiri değişmiyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.10.22)
15 20 fon çok aşırı fazla. Her fonun içinde zaten bir sürü ayrı yatirim enstrumani var, riski boluyorlar. Siz 15 defa daha bolmussuniz ne gerek var
Bir önceki sorumda, sizce bu krediyi çekmeli miyim diye sormuştum.Krediyi çektim. Altın, döviz nasıl değerlendirmeli?Ödemesi beni zorlamayacak. Yüzde 80 enflansyonda, yüzde 30'la kredi gayet uygun.50 bin tl, 12 ay, 4800 ödemeli.
Bir önceki sorumda, sizce bu krediyi çekmeli miyim diye sormuştum.
Krediyi çektim. Altın, döviz nasıl değerlendirmeli?
Ödemesi beni zorlamayacak. Yüzde 80 enflansyonda, yüzde 30'la kredi gayet uygun.
50 bin tl, 12 ay, 4800 ödemeli.
0
runagain (21.10.22)
ben doviz almam, alirsam da o parayi bir sekilde degerlendirmem lazim. abd ve eu enflasyonlari da ortada sonucta. altin oldukca dustu mesela ama altindan hic anlamam bir sey soylemeyim. cok uzun sure tutulacaksa bir kismiyla altin alinabilir sanki ama.
0
bay b
(21.10.22)
borsa yatırım fonu (hisse senedi fonu) almaktan başka yapacak bir şey yok şu anda. geri kalanı paranı eritecek.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(21.10.22)
@yazar yazmaz... hisse senedinden farklı bir şey mi bu?
0
🌸runagain
(21.10.22)
banka ya da portfoy yonetim sirketi farkli hisseler alip onun karma getirisini aliyorsun hisse senedi fonlarinda.
0
bay b
(21.10.22)
borsadan anlamıyorum/uğraşmak istemiyorum diyorsan hisse senedi fonu alıyorsun. borsa gittikçe fonlar da yükseliyor. tefas sitesinden hisse senedi fonlarının getirilerine bakabilirsin. herhangi bir mobil bankacılıktan çok basit bir şekilde alabiliyorsun.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(21.10.22)
hiç borsa bilmeyenlerden kredi çekip EREGL alanlar var. Temettü ödemesini aldıktan sonra satıp kar edeceklerini düşünüyorlar.
çok sevdiğim bir ablam var. bana çok yardımları dokundu. seneler sonra hayali olan evini satın aldı kendi evine geçti. tüm eşyalarını da yeniledi bu arada. ev hediyesi ben ne alsam acaba?
çok sevdiğim bir ablam var. bana çok yardımları dokundu. seneler sonra hayali olan evini satın aldı kendi evine geçti. tüm eşyalarını da yeniledi bu arada. ev hediyesi ben ne alsam acaba?
0
naksidil (20.10.22)
Mum, lamba, tv battaniyesi, nevresim takimi(en desensizi olabilir), fincan takimi veya arayip kendisine evin ihtiyaci var mi diye sorarak alabilirsiniz. bana banyo paspas takimi hediye gelmisti hala o kullaniyorum :) bi kilim gibi bi sey eksigi olabilir. Duvar saati de son eklemek istedigim sey olsun ama evin dekorunu bilmeden alamayiz
0
ala09
(20.10.22)
ikea hediye çeki.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(20.10.22)
Durumu anlat o nr istiyorsa onu al. En guvenli hediye yontemi. Veya ikea hediye ceki.
0
kuzey li
(20.10.22)
Şaraplık.
0
pispinti
(20.10.22)
Eksiğini söyleyecekse sormak en garantisi ama "ay yok yok, sen çık gel yeter" diyecekse yine seçenek lazım. TV battaniyesi hep kullanılır, fazlası göz çıkarmaz. Keramika'nın iki kişilik çok tatlı kahve ya da kahvaltı setleri var. Refikadan'da çok güzel çini desenli sunum tabakları ya da emaye fırın tepsileri var. nahil.com.tr'ye bakın, kadın emeğini değerlendirme vakfının mağazası, çok tatlı hediyeler bulunabiliyor. Ya da ikea/paşabahçe hediye çeki.
0
kobuzchu kiz
(20.10.22)
mutfağına 32 inç tv alabilirsin, eğer varsa bende yok bana alabilirsin :)
malum trafikte maganda çok, hiç olmazsa müdafa amacıyla torpidoda bulundursak suç mu işlemiş oluyoruz?
malum trafikte maganda çok, hiç olmazsa müdafa amacıyla torpidoda bulundursak suç mu işlemiş oluyoruz?
0
bugisme (17.10.22)
suçsa da en fazla gazı alırlar arabadan başka bir şey olmaz. yedeğini koyar devam edersin. bende koltuk yanı beyzbol sopası+kapıda biber gazı+bagajda isviçre çakısı var.
bir gün gelip birisi eşim yanımdayken küfür eder, çıkar kaputa tepinir, aynayı kırmaya kalkar vs. (her gün görüyoruz tv'de olmaz öyle şey demeyin) ağzını burnunu patlatırım, kolunu bacağını kırarım direkt.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(17.10.22)
suç değil diye biliyorum ancak iyi bir savunma aracı değil. arabadan inmediğini farz edersek o gaz arabanın içine dolar sizi iptal eder. arabadan inerseniz zaten her türlü belayı baştan kabul etmiş oluyorsunuz. en iyi savunma arabadan inmemek ve gerekirse adamın üstüne sürmek.
0
roket adam
(17.10.22)
kanunen taşıma ve bulundurma suç değil ama kullanım durumuna göre suç teşkil edebiliyor. sorunun cevabı: suç değil
0
babafingo
(17.10.22)
Arabada biber gazi suc degil ama sicakta patlarsa sikinti cikart.
Ben o yuzden arabalari kilitleyip kullaniyorum ve camlarda film var vurup kirana kadar ben zaten oradan kacarim.
Cumartesi günü için İstanbul hava durumu nasıl olacak?
GoodMorningTeacher
Haberlerde şiddetli yağmur, fırtına beklendiği söylendi. Google'dan baktım yağmur ihtimali az bilgisi var. Özellikle cumartesi günü akşam saatlerinde yağış ihtimali olur mu?
Haberlerde şiddetli yağmur, fırtına beklendiği söylendi. Google'dan baktım yağmur ihtimali az bilgisi var. Özellikle cumartesi günü akşam saatlerinde yağış ihtimali olur mu?
0
GoodMorningTeacher (07.10.22)
"Haberlerde şiddetli yağmur, fırtına beklendiği söylendi" demek ki günlük güneşlik olacak.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.10.22)
Bu gece sabaha kadar yağış ihtimali yüksek diyor Meteoroloji, öğlene kadar yağış yok ama hava kapalı, saat 15 - 18 arası yağmur ihtimali yüksek, ondan sonra yok geceye kadar.
bu yıl şampiyonlar ligi ve avrupa liglerini youtube'dan özet olarak izliyorum. maçların %80'inde ilk 5 dakikada gol oluyor. sanki maçlar hep golle başlıyor gibi hissediyorum. böyle bir trend var mı gözünüze çarpan? erken gol trend'i.
bu yıl şampiyonlar ligi ve avrupa liglerini youtube'dan özet olarak izliyorum.
maçların %80'inde ilk 5 dakikada gol oluyor.
sanki maçlar hep golle başlıyor gibi hissediyorum.
böyle bir trend var mı gözünüze çarpan? erken gol trend'i.
0
edgenabby (06.10.22)
maçlar genellikle gollü geçiyor bu ara. ilk dakikalarda tempo çok yüksek olduğu için de gol-kart olabiliyor. böyle bir trend var şu an evet ama diğer hafta bir bakmışsın maçlar hep kısır bitmiş. futbol bu, istatistikler mini etek gibidir vs. vs.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(06.10.22)
takımların artık santra taktikleri bile var. arsenal, napoli, psg hepsinin kendine özel santra taktikleri var.
Aliexpress yada Alibaba dan ürün alıp e ticaret yapmak
sonhakan
Yapan var mı? Düşünüyorum bende? Mesajla daha iyi olur hatta..
Yapan var mı? Düşünüyorum bende? Mesajla daha iyi olur hatta..
0
sonhakan (29.09.22)
eskiden çok iyiydi de şimdiki vergi ve kargo ücretlerinden dolayı kâr edilebilir bir şey kalmamıştır herhalde.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.09.22)
Ali express zaten makul değil, perakendeci. Sizin alibaba'dan getirtmeniz daha mantıklı olur. Ama gümrük vergisi, kargo vs derken zaten türkiye'deki imalatçılarla aynı fiyatlara gelmesi muhtemelen.
0
anten
(29.09.22)
Çok büyük mal çekemeyeceksiniz zor gibi sanki. Vergisi, şirket giderleri, online satış komisyonu, kargo vs hepsini oturup hesap etmek lazım.
Hoş ekonomi ve girişim olarak rezil biriyim ama benim dediğime de bakmayın bi cesaretle bujiteri işine girip ihya olan insan da gördüm.
10 gün sonra ofis internetimin taahhütü bitecekmiş. Açıkçası ayda 7-8 gün uğradığım ofise 150-200tl internet faturası ödemek saçma geliyor, ne bağlatmamı önerirsiniz? Yani gittiğimde telefona bile bağlanabilirim sanki ama bilemiyorum önereceğimiz uygun fiyatlı birşeyler vardır belki. Teşekkürler
10 gün sonra ofis internetimin taahhütü bitecekmiş. Açıkçası ayda 7-8 gün uğradığım ofise 150-200tl internet faturası ödemek saçma geliyor, ne bağlatmamı önerirsiniz? Yani gittiğimde telefona bile bağlanabilirim sanki ama bilemiyorum önereceğimiz uygun fiyatlı birşeyler vardır belki.
Teşekkürler
0
sacrilegious (23.09.22)
hepsi bu fiyatlarda. telefonun internet paketini yükseltip ondan bağlanmak çözüm olabilir belki.
bıraktığın an kıllar eskisiden çok daha fazla olarak geri geliyor. başka da bir zararını görmedim. (daha ne göreceksem)
0
yazar yazmaz yazan yazar
(23.09.22)
üstteki yoruma katılmıyorum. Fazla olarak geri gelmesi belki kişiden kişiye değişiyordur. Yapılırken hissedilen acı hariç bir zararına şahit olmadım.
0
alaimisema
(23.09.22)
hicbir zararina sahir olmadim ben de. Hayatimda yaptigim en mantikli, parasina degen, akillica ve hayat kalitemi arttiran kararlardan biri oldu.
Cok cok cok hassas tenliyseniz ilk birkac seansta cildiniz biraz gunes yanigi gibi yanabilir. Yanmayabilir de. Ben hayatimda ilk defa 16-17 yasindayken gittim ve hani favori mi ne denen kulagin onundeki saclara yaptirdim. O kisim kizarmisti ve dedigim gibi gunes yanigi seklinde acidi biraz belki bir gun belki iki gun. Daha sonra vucudumun diger kisimlarinda seans bittikten sonra devam eden hicbir olumsuz etki olmadi.
0
sopiro
(23.09.22)
+1 sopiro koltuk altı için terlemenin artması olabilir en fazla
0
eja
(23.09.22)
20 yıl önce yaptırdım ölmedim :)
0
photo85
(23.09.22)
İlk yazara katılmıyorum. Belki ipl için geçerlidir bilemem. Ama o da lazer epilasyon sayılmıyor.
Hmm, koltuk altında kılların içinde bulunduğu gözenekler boşalınca terleme miktarınız artıyor. ama rolon ile aşıyorum ben bu sorunu.
Robot süpürgeniz sürekli şarjda ve şarjı da prizde mi duruyor?
japon balığı
Bir yakınım sürekli prizde ve şarjda olmasının pil ömrünü azalttığını söylüyor. Doğrusu nedir? Siz supurgenizi tam şarj ettikten sonra kapatıp fişi çekiyor musunuz?
Bir yakınım sürekli prizde ve şarjda olmasının pil ömrünü azalttığını söylüyor. Doğrusu nedir? Siz supurgenizi tam şarj ettikten sonra kapatıp fişi çekiyor musunuz?
0
japon balığı (21.09.22)
ben istasyonu görünmeyen ve el ayak girmeyen bir yere kurdum. fişi de sürekli prize takılı. yaklaşık 1 sene olacak pilden yana herhangi bir sıkıntı olmadı. 7/24 açık duruyor ayrıca.
0
bravoteam
(21.09.22)
fişten çekince bir ton sorun oluyor. yok wifi a bağlanmıyor yok harita sapıtıyor falan. her seferinde stress yaşamaktansa sürekli prizde ve şarjda bırakıyoruz. herhangi bir sıkıntı yaşamadık. elektrik faturasına etkisi de çok değil sanırım.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(21.09.22)
sürekli fişte. evden uzun süre gitmeyceksem. diğer türlü pili azalıyor
0
jelly bear
(21.09.22)
sürekli fişte bizimki de. +1
0
drako
(21.09.22)
sürekli prizde ve şarjda duruyor.
normal şartlarda batarya için sağlık değil ama diğer türlü bir sürü sorun oluyor. en kötü senaryoda da sadece batarya değişir.
0
durbidakka
(21.09.22)
Ben fişini çekiyorum ama sebebi pil değil, elektrik çekmesi çünkü şarjda dururken de devamlı wifi ile vs. iletişimde olduğu için belli bir elektrik çekiyormuş. Ben her gün kullanan bir insan da değilim, o yüzden şarjını doldurup fişten çekiyorum. Kullanacağım zaman geri takıyorum. Bende tak çıkar yapınca bir sıkıntı olmadı.
0
inawen
(21.09.22)
Sürekli prizde ve şarjda duruyor evet. İstasyonu koltuğun altında duruyor, işi bitince koltuğun altına gidiyor alet.
0
roket adam
(21.09.22)
3 yıldır sürekli prizde duruyor, kullanım klavuzunda da pil ömrü için bu şekilde olması gerektiği yazılı.
0
mirty
(21.09.22)
1- pilin sürekli şarjda durmasının etkileri eskisi gibi değil(miş)
2- çoğu ürün, pil dolduğunda şarj etmeyi kesiyor.
3- "pil" artık çok pahalı değil. %99 ihtimalle, süpürgedeki pil daha küçük ve yaygın olarak bulunan pillerin paketlenmiş hali. pilde problem olduğunda, dikkatlice -TEKRAR TOPLAYABİLECEK ŞEKİLDE- pilin içini açın. aynı pillerden alın ve kullanmaya devam edin. orijinal yedek pil almaktan çok daha ucuza gelecektir. uygun fiyata kaliteli pil bulmak için ve hatta elinizdeki aküyü sormak için BİRİKİM PİLLERİ'ni arayın. (vallahi reklam değil, adamlarla alakam yok, sadece aradığınız pili bulmak için muhteşem bir adres)
TOKİ sosyal konut projesi konusunda sormak istediklerim var.
carpikbacaklibasketbolcu
burada çoğumuz iktidar partisini eleştiriyoruz,sevmiyoruz eyvallah.ama sizin gerçek düşüncelerinizi öğrenmek istiyorum.bu toki sosyal konut projesine başvurmak mantıklı mı?biri diyor ki bu paralara kira yok başvurun mal sahibi olun,diğeri diyor yılda iki kez zam gelecek, vatandaşı iyice yolacaklar d
burada çoğumuz iktidar partisini eleştiriyoruz,sevmiyoruz eyvallah. ama sizin gerçek düşüncelerinizi öğrenmek istiyorum.
bu toki sosyal konut projesine başvurmak mantıklı mı?
biri diyor ki bu paralara kira yok başvurun mal sahibi olun, diğeri diyor yılda iki kez zam gelecek, vatandaşı iyice yolacaklar diyor. örnek: twitter.com
sizce kaçırılmaması gereken bir fırsat mı yoksa hayal mi satılıyor? amaçları sadece seçim için finans oluşturmak mı? sizce girilebilecek bir risk mi yani? ne dersiniz?
0
carpikbacaklibasketbolcu (15.09.22)
Bunu net bilmek zor. Yani şu projeye bakıp "risk yok süper" falan diyene de "bu alanın elinde kalır" diyene de şüphe ile bakmak lazım.
Bugün cevap verdim, sikayetvar'a bakarsaniz bir sürü insan daha ilerlememis, bitmemis projelerden, proje bitse de 6 ayda çıkan sorunlardan ve aidatlarin artmasindan sikayetci.
Buna ek olarak kredi gibi değil evet. Sürekli zam gelecek ve bitiş fiyati ilk fiyattan yüksek olacak. Bu noktada devletin yapacağı zammin belirsizliği var.
Yani bana göre kişi ucu ucuna geçinen ve proje otelenirse sıkıntıya düşecek biriyse risk var. Ama diğer türlü mantıksız değil diyemem.
Bu arada hayal satmaları da sasirtmaz. Mevcut hükümetin uzmanlık alanı hayal satmak.
0
logisticsmanager
(15.09.22)
yani ne "oo böyle bir proje yok inanılmaz" denilecek bir şey ne de gömülecek bir şey. eğer evin yoksa bu şartlarda ev alacak durumun da yoksa, ama uzun vadede ev istiyorsan, bunun yanı sıra işin garanti bir iş yahut ilerde daha çok kazanabileceğin bir mesleğin var ise gayette başvurulabilir bu.
temel krediden farkı, eğer maddi gelirin düşük ise bu paralar seni bir ömür boyu çok sıkabilir. kredi gibi değil, 2 sene önce pandemi kredisi alan arkadaşlarım şu an daha 2.yıllarında komik taksitler ödüyorlar, kalan 7-8 yıllık taksitleri çok daha rahat ödeyecekler. burada durum farklı.
kimler sıkıntı yaşıyor peki? bir tanıdığımız 2 çocuklu ve tokiden eve girdiler, asgarinin bir üstü gelire sahip biri kendisi 3-4 yıldır mı ne ödüyor ama hep zorluyor taksitler. çünkü taksitlerde artıyor, sürekli bir parasızlık durumu olacak bunu unutmamak lazım. ha eğer işin iyiyse, mesela bugün gelirim 12bin civarı, ama yarın bu daha da artar, sevgilim var o da çalışıyor evleneceğiz beraber öderiz vs gibi bir durum varsa bu taksitler vs ırgalamaz sizi. kira öder gibi ev sahibi olacaksınız.
0
avatar is back
(15.09.22)
Partiyle ne alakası var anlamadım iktidar partisine karşı değilim destekçiside değilim beğendiğim politikaları var aynı şekilde elestirdigim yanları var.
Konuya dönersek projeye başvurmak kesinlikle mantıklı. Eleştirenlerin konu hakkında fazla bilgi sahibi olmadıklarını düşünüyorum bu proje resmen altın tepside sunulmuş bir fırsat şartları sağlıyor olsaydım gözü kapalı başvurdum evet bu paralara ne kira var ne de satılık konut her açıdan karlı ve mantıklı Aylık taksitlere maaş artışı oraninda yapılacak yani bu durumda ödenen birim maliyet değişmeyecek bakanın konuşmasından alıntı:
"Memur maaşı endeksine göre artış yapılıyor ama TOKİ tabi önceden memur maaşı ve enflasyon oranı düşük olduğundan dolayı zaten belki yüzde 5'lik zamlar yapılıyordu. Son zamlar biliyorsunuz memurlara yüzde 30, yüzde 40 kümülatifte yüzde 80 zam geldi. Geçen yıl en son yaptığımız şey de yüzde 25'le sınırlı tuttuk."
Seçim için finans mı :)) bizim milletin komplo teorileri bitmez...
0
beemaker
(15.09.22)
Twitter bağlantısında verilen örnek doğru değil dezenformasyon içerik tamamen çarpıtılmış bilgi bir de 2+1 daire almaya kalksanız fiyatlar ortlama 2 milyon TL'den başlıyor bunu mortgage ile almak isteseniz %30 peşinat vermeniz lazım aylık yaklaşık taksidi de 50 bin TL civarında olur 2 milyon TL'lik evin maliyeti 6 milyon TL olmuş olur.
0
beemaker
(15.09.22)
çıkma ihtimali milyonda bir zaten. neden bu kadar dert ediyorsunuz ya sanki çıkacakmış gibi:) keşke çıksa da tek dert ödemesi olsa.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(15.09.22)
Çıkma ihtimali düşük değil aradıkları kriterlere göre başvuracak kişi sayısı belli beşte bir ihtimal olsa bile düşük bir ihtimal değil hele kazanma ihtimali yüzde birden az olan greencardı bu kadar dert edenlere göre çok daha gerçekçi bir beklenti
0
beemaker
(15.09.22)
bana göre bu düsüncelerimizin sebebi güvenimizin yerle yeksan oluşudur. ama yine de bu düzende ev sahibi olamayacaklar için iyi bir fırsat. Çünkü maalesef 2k ya kira kalmadı. Ev sahipleri enflasyon oranında zamı kabul etmedi bile. %100 yedim şahsen, şu durumda bile şanslıymışım. Çıkma şansı bana göre de düşük, her şey kuralına göre işlemeyebiliyor. Umarım yanılırım da hak eden muhtaç insanlar ev sahibi olur. Başvuru kriterleri sağlanıyorsa başvurulur bence.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(15.09.22)
ben de çok süpheli yaklaşıyorum. daha başlamamış eski toki projeleri var. umut dağıtıp seçimi kazanmak istiyorlar. seçimi kazandıktan sonra dün dündür, bugün bügündür demelerine hiçbir engel yok. kazanamazlarsa, yeni yönetim kasa boşken önceki hükümetin projesine para akıtmak istemeyebilir. kafalar karışık.
mitomani işte. ilkokul arkadaşım böyle benim. aynı yalanları dinlemekten bıktım, iletişimi kestim artık.
0
nothing in my way
(14.09.22)
hasta.
0
mikahakkinen
(14.09.22)
Mitomani semptom. Altında yatan kısım kişilik bozukluğu ve benzeri sebepler sanırım ve bu durum kesinlikle bir rahatsızlık
0
🌸beemaker
(14.09.22)
1. alışkanlık. bazı insanlar aileden görerek veya sürekli yalan söyleyerek bir zaman sonra alışıyorlar. bir soru soruldugunda doğrusunu söylemek yerine önce ağzına yalan cevap geliyor 2. karşısındaki insandan zeki oldugunu düşünmek bazı insanlar kendilerini zeki hissetmek için sebepsiz yere yalan söylüyor. karşısındaki inanınca "bak nasıl inandırdım" diyerek kendini mutlu hissediyor. 3. pratik yapmak şu an üzerinde çalıstıgım bir konu. yalan söyleme becerimi artırmak için yalan söylüyorum. bakalım ustalaşabilecek miyim
0
abelardo
(18.09.22)
hoşlarına gidiyor zeki filan sanıyorlar kendilerini belli bir süre sonra da geir dönüşü olmuyor
Gördüğüm kadarıyla en karşıt akp'li gencolar bile toki için başvurmayı düşünüyor.Bu durumda İstanbul için çıkma olasılığı piyango çıkma olasılığı kadar var mıdır?
Gördüğüm kadarıyla en karşıt akp'li gencolar bile toki için başvurmayı düşünüyor. Bu durumda İstanbul için çıkma olasılığı piyango çıkma olasılığı kadar var mıdır?
0
les yeux blanches (14.09.22)
Başvuru sayısı bölü 50.000 yaparsak ihtimali buluruz herhalde, kaç kişi başvuracak bilmiyoruz.
Ama diğer illere göre çıkma ihtimali daha düşük tabi, ha şu da var diğer illerdeki ev sayısı daha düşük.
0
John Bloor
(14.09.22)
nesine.com'da eşya piyangosu var. araba-motor falan veriyorlar. onlardan bile düşük ihtimal.
bugün burdaki konuyla ilgili duyuru sayısından bile pay biçebilirsin. milyonlarca başvuru olur.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.09.22)
Piyango kadar da düşük değildir herhalde. AKP'yi destekleyip desteklememekle bir ilgisi olacağını da düşünmüyorum başvuruların. Devlet ucuza ev satıyor, isteyen her Türk vatandaşı başvurmalı. Eğer zararına satıyorsa zaten bunun parası hepimizden çıkacak.
Başvuracağım diyen her 10 kişiden 8'inin üşengeçlik ve nasıl yapılacağını bilememek sebebiyle başvurmayacağını düşünüyorum ben. Bu durumda şansınız iyice fazla.
0
michael_knight
(14.09.22)
çıksa bile kaç senede tamamlanacak, şehrin hangi ücra bölgesinde olacak ve ne zaman kendini amorti etmeye başlayacak ? 5 sene hiçbir beklentim olmadan para öderin diyorsanız alınabilir bir risk.
0
orpheus
(14.09.22)
Konuyu neden particiliğe bağlıyorsunuz çok tuhaf! TOKİ bir kamu kurumudur herhangi bir siyasi partinin kurumu değildir ayrıca çıkma ihtimali gayet yüksek 50 bin konuta 200 bin başvuru olduğunu düşünün mesela bu dönem çıkmasa bile bir daha ki dönem çıkar bazıları kendince risklerden bahsetmiş bu kafayı anlamak mümkün değil ne riski varmış bedavadan biraz pahalı fiyata devlet tesvikle konut veriyor daha ne olsun üstelik bu fiyatlar ertesi sene katlayacak her açıdan mantıklı şehrin merkezinde olmayacak elbette şehir merkezinde bos arsa mı var :)
0
beemaker
(14.09.22)
Ne riski var diyenler TOKİ’nin instagram postları altında 2011de müjdelenen büyük konut projesinin bile hala başlamadığını söyleyen mağdurların yorumlarını okuyabilir.
Ha proje hayata geçmez, ev teslim edilmediği sürece de ödemeler başlamadığı için maddi olarak bir zararın olmayabilir. Ama buna da sıfır risk diyemeyiz.
Ayrıca 6 ayda bir zamlanacak 240 vadeli evlerden bahsediyoruz ve zam oranı meçhul. Al sana risk.
0
elorelia
(14.09.22)
Başvurulardan kişi başı 500 TL alıyorlar bu cepte. Başvuru sayısına göre paranın büyüklüğünü yakında göreceğiz. Talihlilerin ödediği taksite 6 ayda bir memur maaşı zammı oranında zam yapıyorlar bu iki Dolayısıyla her sene evin totalde ödeyeceğiniz fiyatı artıyor bu üç 20 sene ödeyeceğin toplam tutarı enflasyon ve dolayısıyla memur maaşına yapılan zamma göre sen hesap et.
Edit: bu 500 TL'ler kurada adı çıkmayanlara iade ediliyormuş. Onu düzelteyim.
0
uvcray
(14.09.22)
tc'sinin sonu 0 olanlar başvurabiliyordu bugün ve sadece onların başvuruları toplamı şu an 900bini geçmiş durumda :) akp karşıtlığı ya da destekleyiciğiliyle alakası ne anlamadım ama köşede 70-80bini peşin olan ve evi olmayan herkes başvuruyor normal olarak. totalde 7-8 milyondan fazla başvuru olur diye düşünüyorum.
0
avatar is back
(14.09.22)
Böyle küçük risk ihtimalleri hesaplanıyorsa yolda yürürken başınıza meteor düşme olasılığıda var veya satın aldığınız ev ertesi gün depremde yıkılabilir hükümet zorunlu inşaat sigortası getirdi artık müteahhitler inşaata başlayıp çeşitli sebeplerden bitiremeseler dahi sigorta sayesinde inşaat devam ediyor kaldı ki bu proje zaten devlet projesi devlet garantili eger muhtemel bir sebepten dolayı inşaat gecikirse tazminat ödenir 240 ay oldukça makul bir süre daha ne olsun bir söz vardır ucuz malın müşterisi hep şikayet eder devlet bu projeyi bedava verse hatta üstüne ödeme yapsa yine şikayet edenler olur maalesef. Zam oranı meçhul değil belirtilen oranda zam yapılıyor yani memur maaşlarına yapılan oranda bu durumda değişen fazla bir şey olmuyor oldukça makul bir finansman her açıdan karlı bir yatirim ayrıca 10 yıl sonra evin değeri belki 10 kat artmış olacak bu ödemeleri çok bulanlar mortgage faizlerine baksın bu sistem her açıdan cazip
İstanbul'dan Ankara'daki bir devlet kurumuna evrak yollamam gerekiyor. 2 gün içinde kesinlikle ulaşmalı. Hangi kargoyu tercih etmeliyim? Normal gönderim ücretlerinden daha pahalı express vb servisleri varsa da olur. Yeter ki doğru düzgün ve zamanında ulaşsın, önemli evraklar çünkü.
İstanbul'dan Ankara'daki bir devlet kurumuna evrak yollamam gerekiyor. 2 gün içinde kesinlikle ulaşmalı. Hangi kargoyu tercih etmeliyim? Normal gönderim ücretlerinden daha pahalı express vb servisleri varsa da olur. Yeter ki doğru düzgün ve zamanında ulaşsın, önemli evraklar çünkü.
Gitme ihtimalinizin belirsiz olduğu konsere bilet alır mısınız?
Amaranta ursula
Selam,Tamamen belirsiz bir durum varken ne olur ne olmaz diye bilet almak mantıklı mı sizce? Grup pek bilinmediği için sanki elden de çıkaramazmışım gibi geliyor. Böyle durumlarda ne yapıyorsunuz?Teşekkürler.
Selam, Tamamen belirsiz bir durum varken ne olur ne olmaz diye bilet almak mantıklı mı sizce? Grup pek bilinmediği için sanki elden de çıkaramazmışım gibi geliyor. Böyle durumlarda ne yapıyorsunuz?
Teşekkürler.
0
Amaranta ursula (12.09.22)
gidemezsem üzülmeyeceğim bir fiyatsa alıyorum ben ve gerçekten de üzülmüyorum:) elden çıkarma olayı imkansıza yakın. kimse yanaşmıyor o bileti almaya.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.09.22)
Bilet fiyatı çok yüksek değilse alırdım. Gidemediğimde verdiğim paraya üzüleceğim kadar yüksekse almam.
0
himmet dayi
(12.09.22)
konserlerde genelde bilet tükenmez. o yüzden yakın tarihte alırdım ben.
Fıstık ezmesi çig fıstıktan daha iyi olur. kavrulan fıstıgın içindeki besin ögelerinin önemli bir kısmı yok oluyor. isterseniz az biraz çig olanından yapın ve tadın. hoşunuza giderse devam. hoşunuza gitmezse kavrulmuşuyla deneyin
0
limonlu eksi
(01.09.22)
Kavrulmus ve kabuklu hali ile en iyi sonucu elde edersin. Cig hali yagını vermeyecegınden zorlanambilirsin. evde bulunan bir robot ile en iyi sonucu kabuklu ve kavrulmuş hali ile aldım
0
kullanıcı adını aktif edemeyen insan
(01.09.22)
Cig, firin. Refika nin da bir videosu var ona bakabilirsin ozellikle bal vs. katacaksan.
0
wallcan
(02.09.22)
ben de evde yapıyorum. çiğ olandan alıyorum. tavada hafif kavuruyorum, zaten kıvama gelince yağını dışarı verip parlamaya başlıyor. aynı işlemi fırında yapan da var. sonra da robotta çekiyorum. robot aşamasında keyfine göre tuz,bal,pekmez vs ekleyebilirsin. başta kıvam almıyor dinlene dinleme 3 4 turda çekersin yoksa rondoyu yakarsın.
0
genc irisi
(02.09.22)
rondoyu yakarsın duman çıkar. kan ter içinde kalıyorsun çok zor iş. bu kadar uğraşmana değecek bir şey elde etmiyorsun.
Senede 1-2 kez görüştüğüm hamile arkadaşımın doğum yaptığını instagramdan öğrendim. Hayırlamak gerekir ama ne zaman gidilir ne alınır hiç bilmiyorum. Sizce?Teşekkürler
Senede 1-2 kez görüştüğüm hamile arkadaşımın doğum yaptığını instagramdan öğrendim. Hayırlamak gerekir ama ne zaman gidilir ne alınır hiç bilmiyorum. Sizce?
Teşekkürler
0
sacrilegious (31.08.22)
senede 1-2 kere görüştüğüm bir arkadaşım doğum yapsa, senede 1-2 kere görüştüğüm o günlerden birinde ufak bir hediye verirdim. tulum mulum bir şeyler alırdım. çok da büyütmezdim yani senede 1-2 defa görüştüğüm birinin doğumunu.
0
teritori
(31.08.22)
senede 1-2 görüşüyorum doğum yaptığını instagramdan öğreniyorum.
sonuç: dünyanın en önemsiz insanı olduğu için girişimim olmazdı.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(31.08.22)
Teritori +1
O doğumlar ne zaman başladı bilmiyorum, ama bir süre sonra ardı arkası kesilmiyor tanıdık doğumlarının. Bir daha görüştüğünüz zaman bir çift ayakkabı verirsiniz. Doğumgününü biliyorsunuz, o tarihten itibaren hesaplarsınız kaç aylık olduğunu, iki ay büyük alırsınız ayakkabıyı.
0
akhenaten
(31.08.22)
Az görüşmek parametre değil ama doğum yaptığını Instagram'dan öğrendiğim birisine ben de hediye vermeyi tercih etmezdim.
Yok ben illa vereceğim diyorsanız tulum +1
0
pispinti
(31.08.22)
alınmaz
0
arveles gibiyim
(31.08.22)
Senede 1 2 kez görüştüğün arkadaşın, sacrilegious ben doğuma giriyorum haberin olsun demez. Ben kendi doğumumda annemlere zor haber verdik. Sonra instagramdan doğumun olduğunu paylaştık arkadaşlar için. Daha çok eş paylaşır bir de böyle bir haberi. Taze anne panikte çünkü. Bir tulum ya da alt üst takım alıp ziyaret edersiniz.
Spor Kulübü çalışanları için taraftarlık kriteri oluyor mu?
jonas
GS, FB, BJK gibi kulüplerin kulüp tv kanalında, sosyal medya mecralarında, tesislerde veya takım tercümanı olarak falan çalışanlarda o kulübün taraftarı olmayan birilerini profesyonel olarak çalıştırıyorlar mı acaba?
GS, FB, BJK gibi kulüplerin kulüp tv kanalında, sosyal medya mecralarında, tesislerde veya takım tercümanı olarak falan çalışanlarda o kulübün taraftarı olmayan birilerini profesyonel olarak çalıştırıyorlar mı acaba?
0
jonas (29.08.22)
kan grubu değil ki bu nasıl anlayacaklar hangi takım taraftarı olduğunu? gayet çalışılır bence.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.08.22)
@yazar yazmaz yazan yazar Kişinin çeşitli sosyal medya mecralarına bakınca bile genellikle kolayca anlaşılabilen bir şey oluyor bu.
0
🌸jonas
(29.08.22)
benim sosyal medyamdan kimse anlayamaz mesela hangi takımlı olduğumu. sosyal medyada paylaşım yapacak kadar fanatik kişileri çalıştırmazlar zaten.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.08.22)
Zamanında çocukken 3 büyüklerden birinin basket okuluna gidiyordum. Spor konusunda biraz kabız olduğumdan devam edemedim. Belki şimdiye 165 kalmazdım o zaman....neyse konuyu dağıtmayalım; okuluna gittiğimiz kulübün taraftarı daha azdı, öyle söyleyeyim. Takım tuttuğum yıllardı ve takımım ilgili kulüpten başkasıydı benim de. Yine de ben renk vermemeye özellikle dikkat ederken diğer arkadaşların maşallahı vardı. Hatta o takımların renginde çorap giyerlerdi. Bir gün baş antrenör bizi fena haşlamıştı o yüzden. Yine de kimseyi atmadılar hatırladığım kadarıyla. Muhtemelen çalışıyordur, biliniyorlardır da. Lakin muhtemelen aralarında bu konuda anlaşma falan vardır. Yoksa kötü durur :)
0
d max
(29.08.22)
Galatasaray lisesine Galatasaraylilari alıyorlar sanıyordum ben de bi zaman. Bence çok önemli mevkilerde çalışanlara soruyorlardir ama teknik işlerde pek soracaklarini sanmıyorum.
0
olaylar olaylar
(29.08.22)
Hiç kimseye sorduklarını sanmıyorum. Başka takımı alenen desteklemek yasaktır heralde. Ama kimse sana hangi takımlısın, bizim takımdan değilsen almıyoruz demiyordur. Böyle düşünmenizi çok naif buldum :) onlar da çalışan insanlar.
0
zimbirik
(29.08.22)
Zamanında gs dergisinde çalışan bir yakınım hasta beşiktaşlıydı. Şu an yine Galatasaray’da çalışan bir arkadaşımın da futbolla uzaktan yakından alakası yok, işe alırken de tüm aşamaları geçtikten sonra öylesine hangi takımı tutuyorsun diye sormuşlar sadece.
Hafta içi günübirlik şileye gitmek istiyoruz. Hem denize girelim biraz, sonrası da piknik olsun diye düşünüyoruz. O taraflara hiç gitmedim, internetten de bakınca emin olamadım güncel durumlarından mekanların. Beach istemiyoruz ormanlık/mesire alanı olması yeterli. Denizin de dibi değil de en azında
Hafta içi günübirlik şileye gitmek istiyoruz. Hem denize girelim biraz, sonrası da piknik olsun diye düşünüyoruz. O taraflara hiç gitmedim, internetten de bakınca emin olamadım güncel durumlarından mekanların. Beach istemiyoruz ormanlık/mesire alanı olması yeterli. Denizin de dibi değil de en azından denize de ulaşılabilir, orta karar bir piknik alanı bildiğiniz yer var mıdır? Şimdiden teşekkürler
0
chanandler bong (29.08.22)
sofular köyü var şile'ye gitmeden. istanbul'a en yakın yer. tam dediğin minvalde bir yer ama tam bir çomar mekanıdır haberin olsun.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.08.22)
Şile denizi asiri dalgali olur, ona gore gidin. Sahilkamp var günübirlik giris yapabikirsiniz. Piknik alani da var debizi de var
özellikle son zamanlarda alıp iyi ki almışım dediğiniz bir ürün var mı? herhangi bir alanda olabilir...
özellikle son zamanlarda alıp iyi ki almışım dediğiniz bir ürün var mı? herhangi bir alanda olabilir...
0
su492 (26.08.22)
Elektrikli bisiklet.
0
Gı
(26.08.22)
belli bir zamanı olmaksızın soundbar. evdeki yaşam kalitesini 3 katına çıkarıyor resmen.
mutfakta bir şeyleri buzdolabında depolamak için streç film yerine silikon kapaklar var. onlar harika ürün.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(26.08.22)
elektrikli scooter, su marti denen zimbirtidan. evi merkeze alip 3-4km capindaki her yere bu alet ile gidiyorum. parayi toparlarsam da horwin ek1 ya da ek3 almayi istiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(26.08.22)
Victorinox bıçak.
0
black holes in the sky
(26.08.22)
Xiaomi laser 150 projeksiyon, şimdi yanına yaklaşılmıyor, aldığımızdan beri sinemaya gitmedik.
0
mirty
(26.08.22)
haşlanmış yumurtayı az / orta pişmiş seviyorsanız dublör yumurta veya yumurta pişirme makinesi.
0
inheritance
(26.08.22)
airfryer çok sevdim. ocağım kullanışsız, bulaşık makinesi yok ve tekim o yüzden tam benlikmiş.
Yağsız fritöz Tefal tencere tava seti Robot süpürge E kitap okuyucu Balkon salıncağı Akıllı saat Ekmek yapma makinesi Flash Black çadır Kamp sandalyelerim ve masam Philips traş makinem Windfree klima Etap Marathon 3200 fön makinem Arabam ve bagajındaki kamp malzemelerinin tamamı, Bluetooth hoperlörüm Bisikletim Süt taşırmaz :) (çok işe yarıyor) Damlatmaz yağdanlıklar :) (Bunlar da)
0
Mirket
(26.08.22)
Kurutma makinesi Robot süpürge İlbay toz bezleri Klima Victorinox bıçaklar ve soyma aparatı
yarın 3 kişi olarak büyükada yapalım diyoruz. gitmeyeli yıllar oldu. bana kalsa o kalabalığa asla gitmem de eşim çok merak ediyor hiç gitmedi.Önceden dilburnu'na gider mangal yapıp dönerdik. şimdi diyorum ki ada turu olsun böyle. nereleri gezelim? nerden başlayalım?bisiklet kiralamak ateş pahası olm
yarın 3 kişi olarak büyükada yapalım diyoruz. gitmeyeli yıllar oldu. bana kalsa o kalabalığa asla gitmem de eşim çok merak ediyor hiç gitmedi.
Önceden dilburnu'na gider mangal yapıp dönerdik. şimdi diyorum ki ada turu olsun böyle. nereleri gezelim? nerden başlayalım?
bisiklet kiralamak ateş pahası olmuş ki ada zaten full yokuş bisiklet kiralamak saçma geliyor. belediyenin araçları mı var şimdi son durum nedir? nasıl bir rota yapalım?
0
yazar yazmaz yazan yazar (26.08.22)
belediyenin elektrikli araçları var artık faytonlar yerine. akbil ile biniliyor. yarın hem cumartesi hem de hava güzel. gerçekten çok kötü bir seçim :) ama hanım istediyse yapacak bir şey yok.
büyükada'da yapılacak bir şey yok bence. belediyenin elektrikli araçları ile yukarı çıkılır. sonra da yürüyerek kiliseye gidilir. oradaki mekanda güzel manzaraya karşı bira cips yapılabilir. sonra da salına salına sohbet ede ede aşağı inilir. biraz çarşısında gezip (yarım saat filan sürer), tekne ile dönülür.
senelerdir gitmemiştik adaya. bu kış cumartesi akşamdan gidip otelde bir gece kalıp pazar öğlen döndük. sessiz sakin gezdik adayı böylece.
bir daha da senelerce gitmem sanırım.
0
teritori
(26.08.22)
Gitmeyin. Büyükada cidden pişmanlık. Motorda ayakta duracak yer bulamayacaksınız. Bir insan aktı ile beraber olacaksınız her an. Her yer çöp içinde olacak. İlla adaya gidilecekse başka bir adaya gidin, ne bileyim Burgaz falan. Sait Faik'in evi var orada yanılmıyorsam.
0
peki madem
(26.08.22)
başıma gelecekleri biliyorum arkadaşlar dediğim gibi asla adım atılacak yer değil ama "mecbur" gidilecek o adaya. (evli olanlar beni anlayacaktır) hafta içi gitme şansımız yok maalesef. şimdi ben ada şöyle ada böyle diye caydırmaya çalışsam "negatif insan" olacağım maalesef.
teşekkürler cevaplar için.
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(26.08.22)
Elbette hepsi kalabalık ama diğer adalar Büyükada'ya göre biraz daha ferah olabilir. Heybeliada'yı seviyorum ben mesela ama yıllardır gitmedim oralara.
0
michael_knight
(26.08.22)
erkenden yola çıkın ve mümkünse burgazada'ya gidin. haftasonu büyükada pişmanlıktır.
0
avamys
(26.08.22)
ilk vapur çok kalabalık oluyor erken gidip hemen turnikelerin önünde bekleyin.
0
eja
(26.08.22)
bostancı'dan 15.10 vapuruyla gidip mavimarmara 19.30 ile geri döndük. dilburnu, aya yorgi gezdik. ada gayet sakin ve tenhaydı mükemmel bir gün geçirdik.:)
iyi ki gitmişiz boşuna bu kadar önyargılı konuştuk.
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(29.08.22)
Güzel bir gün geçirdiğinize sevindim. Belki de insanlar önceki iki günkü yağmurdan dolayı çekinmişlerdir.
Babanın ölmesi ve acıya çok çabuk alışıp üzülmemek
yazdonumu
MerhabaToparlayıp nasıl soracağım bilmiyorum ama birilerine sormazsam rahatlayamayacağım.Maalesef pazartesi sabahı babamı kaybettim. İçim yandı, kabullenemedim. Çok ağladım. Babasını kaybetmiş arkadaşlarımı aradım. Onlar anlar beni dedim. Ağlaya ağlaya konuştum. Babamın kardeşleri geldi,komşularımız
Merhaba Toparlayıp nasıl soracağım bilmiyorum ama birilerine sormazsam rahatlayamayacağım. Maalesef pazartesi sabahı babamı kaybettim. İçim yandı, kabullenemedim. Çok ağladım. Babasını kaybetmiş arkadaşlarımı aradım. Onlar anlar beni dedim. Ağlaya ağlaya konuştum. Babamın kardeşleri geldi,komşularımız geldi sarıldık birbirimizi gördükçe ağladık. Yediğim yemek boğazıma dizildi. Ağlaya ağlaya yedim. Suçluluk hissettim. Salı günüydü cenazesi.o arabayla evin önüne gelince içimi söktüler sandım. Kardeşlerime sarıldım. Bir şey yapalım geri getirelim dedim. Gömmeyelim belki geri gelir dedim.bir şey yapamadık. Takıldık cenaze arabasının ardına mezarlığa gittik. Ölü görmekten korkarım ama babamdan korkmadım. Gittim öptüm alnını buz gibiydi. Elini öptüm buz gibiydi. Ağzıma sabunlu su kaçtı tiksindim sudan tükürdüm ama tadı geçmedi. Neden bilmiyorum elini oynatmaya çalıştım ama kefenden mi katılaştığından mı bilmem oynatamadım. Mezara gittik sonra. Kefenden tutup koyarlarken ardından saçının, sırtının belli olduğu bir silüet vardı.görünce kötü oldum. O hali gitmedi gözümden dün. Gömdüler. Vedalaşırken çöktüm başına. Toprağını sevdim. Bir avuç aldım toprağından. Döndük. Çok ağladım. Uyudum ama gece uyandım. Sabaha kadar ağladım. Gözlerim şişti artık ağlamaktan. Çok yalvardım geri gelsin diye.sabaha kadar ağladım. Sabaha karşı uyumuşum. Öğlen uyandım. Acım azalmıştı ağlamıyordum. Yediğim şeyin tadını alarak yediğimi farkettim. Kendime kızdım. Herkes hala acı duyarken ben acı duymadığım ve bu durumdan suçluluk hissetmediğim için kötü biriyim diye düşündüm. Ama kötü biri olmaktan da rahatsızlık duymadım.Sonra öğlen mezarına gittik. Su döktük. Dua ettik. Ağladık. Eve döndüm. Babasını kaybetmiş arkadaşlarımla konuşurken ilk iki günkü kadar olmasa da ağlayarak konuştum. Akrabalarla eskileri konuşup güldük. Durdum. Dedim evet kötü biriyim ben. Akşam yemek yerken ağlamadığımı farkettim. Üzülmüyorum gibi geldi. Kendimden utandım biraz. Bütün akşam dolandım durdum. Gece oldu yatağa girdim. Babamın fotolarına baktım. Ne acı ne sevgi hissettim bakarken. Onu düşünüp acımı yoklayayım dedim. Sanki 2 gündür içi kor olan ben ile şuan ki ben yer değiştirmiş gibiydi. Acının hafiflemesini anlarım da bitmesi saçma geldi. Ben ki acıklı film izlerken ağlarım tutamam kendimi. Birini kırsam dert ederim vicdan yaparım hep. Babam hastaydı zaten. Sağken ara ara aklıma düşer kalbim küp küp ata ata kapısına gidip kapıyı dinle nefes alıyor mu diye kontrol ederdim. Öyle melek gibi biriyim demiyorum ama duygusuz da değilimdir. 2 günde ben nasıl sildim böyle büyük acıyı? Kalbim yerinde duruyor mu diye kontrol edeyim dedim. Babamı düşündüm. 2 günlük o acıdan eser yok. Aklıma geldiğinde ağlayasım gelmiyor. Fotoğrafına bakıp bakıp öptüm ağladım 2 gün. Bugün bakıyorum ne acı ne sevgi. His yok gibi. Saatlerdir ben ne biçim insanım diye düşünüyorum. İnsan babasının acısını 2 günde atlatır mı diyorum. Dün "bir gün gelirde anmadığım gün olursa babam çocuklarım benim unuttu diye üzülür. Ben ya unutur da onu üzersem" diye düşünüp ağlıyordum. Dünün ardından bugün bu kadar kayıtsız olmak, umursamaz hissetmek beni şaşırttı. Düşündüm. Acaba ben babamı sandığım kadar sevmiyor muyum dedim. Yıllar önce kalp krizi geçirdiği ve hastalık süreci geldi aklıma. Günlerce ağlamıştım. Eve geldiğinde günlerce nefesini kontrol etmiştim,kalbini dinlemiştim.çünkü ölecek diye ödüm kopuyordu. Hayır seviyormuşum dedim. Önceki iki günü hatırladım. Acım gerçekti dedim. Peki ben bugün neden fotoğraflarına bakınca ne sevgi ne acı hissetmiyorum. Neden her şey normale dönsün diye deli gibi bekliyorum. Ne oldu bir anda duygularımı mı yitirdim. Kalpsizleştim mi? Yoksa zaten sevgisiz kötü biriydim de o mu kabak gibi ortaya çıktı. Düşünmekten uyuyamıyorum. Ben nasıl üzülmem ,nasıl içim acımaz diye düşünmekten alamıyorum kendimi.hatta fotoğrafına bakıp üzülmedim diye suçluluk bile hissetmiyorum. sevgi yada acı hissetmemekten dolayı suçluluk hissetmiyorum.son zamanlarda depresyonda olup kendimi kapadım herkese,kimseyle konuşmadım çıkmadım odamdan. Çok dert etmiş babacığım. Çok üzülmüş halime. 2 gündür çok kızdım kendime. Hem onu üzdüğüm hem de onun son zamanlarından onunla vakit geçirme şanşını yok yere harcadığım için kendimi çok kötü hissettim çok vicdan yaptım. Ama bugün şak diye kesildi acılar sevgiler vicdan azapları. Ama ben kalbimi söken acı geri gelsin istiyorum. Fotoğraflarını görünce ağlamak istiyorum. Limon kolanyası kokusu alınca babamı hatırlayıp gözüm dolsun istiyorum. Ben acımı geri istiyorum. Ben sevgimi geri istiyorum. Ben o çaresizliği geri istiyorum. Ben o vicdan azabını, yeterince üzülmedim diye hissetdiğim suçluluğu geri istiyorum. Haberini aldığımda gök çöktü üstüme. Enkaz altında kaldım. Göğsüme ağırlık bindi ben o ağırlığı geri istiyorum. O enkazın tozu kaçtı ciğerlerime. Ben o keskin nefesi geri istiyorum. Ben bu kadar kötü biri olamam. Ayrıca babam da böyle kötü bir evladı hak eden bir insan değildi. Yarın mezarına gidip orada kayıtsız kalmaktan, toprağına elimi sürdüğümde acı hissetmemekten korkuyorum. Ben ne yapayım şimdi. Düşünmekten kendimi alamıyorum. Ben ruhumu mu kaybettim iki günde. Merhametimi, sevgimi mi kaybettim. Anılardan konuşurken gülüp eğlenmesem duygularımı kaybettim diyeceğim neşeyi kaybetmemişim.belli ki bencilliği de kaybetmemişim. Ben içimdeki sevgiyi, acıyı, vicdanı nasıl kaybettim 2 günde. Eskiden aç kedi görsem içim acırdı. Bugün laf olsun diye attım önüne yemek kedinin. Yeğenimi hastanede ilk gördüğümde gözlerim doldu, aşı olurken canı yandı ağladı diye gözümden yaş geldi, bugün içim bile kaynamadı. Ne oldu artık ben değiştim,hem de 2 günde değiştim de sevgi,merhamet,acı,suçluluk gibi güzel duyguları kaybedip neşe,bencillik, umursamazlık gibi kötü duyguları mı sakladım kendime. Hayatım boyunca kimseye bir kötülüğüm ,bir yüküm olmadan yaşadım. Ne oldu da birden iyi bütünq yanlarımı yitirip kötü olanları bıraktım içimde. Düşünmekten uyuyayamıyorum
0
yazdonumu (25.08.22)
başınız sağ olsun. yazıyı paragraflara bölerseniz okuması daha kolay olur.
geçen sene eşim (kadın) babasını kaybetti düğünümüzden 1 ay önce. o da benzer şeyleri yaşadı ben de ucundan köşesinden yaşadım ama ateş düştüğü yeri yakıyor tabii ki.
artık eskisi gibi üzülmemeye başladığında kötü hissettiğini, ağlamak istediğini söylüyordu. annesi hiç ağlayamadı kadıncağız mesela dondu kaldı adeta konuşamadı bile doğru düzgün. en kötüsü de bu yani hiç ağlayamamak. siz yine dolu dolu ağlamışsınız. içinizi dökmüşsünüz.
iyi ki unutuyoruz, iyi ki daha az hatırlıyoruz. tüm acılarımızı ilk anki haliyle hatırlasak asla yaşayamazdık. yaşadığınız süreç normal. çok klasik olacak ama zaman gerçekten her şeyin ilacı. babanızı hatırlatacak efkarlı şarkılar açın onun fotoğraflarına bakarken. belki ağlamanıza faydası olur.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(25.08.22)
tüm yazını okumadım ama sevgi acı suçluluk ve merhamet gibi güzel duyguları kaybedip kaybetmediğinizi yazmışsınız; merhamet ve suçluluk duyguları sonradan öğrenilen hisler. iyi mi kötü mü olduğunu sen değil öğreticiler karar verdi. dönüp bunca zaman neden acıyorum ya da neden merhamet gösteriyorum diye sordun mu? bu sorular seni nereye götürdü? bence kendine bu soruları sor.
0
Frederick Co
(25.08.22)
Başınız sağolsun, öncelikle yaşadıklarınızın normal olduğunu bilin lütfen. Sizinle anlattığınız bu aynı şeyi yaşayan birçok insan var.
Zihnimiz her zaman, her koşulda kendisini korumaya meyilli. Bunu yapmak adına bazen anlam veremediğimiz davranışlar gösteriyoruz. Kendi bilincimiz, kendi iç sesimizle vücudumuzun tepkileri bazen birbirini tutmayabiliyor. Bunun sebebi babanızı sevmiyor olmanız değil, kötü bir insan olmanız değil. Babanızı sevip sevmemeniz onun için ne kadar ağladığınızla da ilgili değil.
Çok büyük bir acı yaşadınız, birçok şeyi sorguluyor olmanız çok doğal.
Lütfen bu yazdığınızı silmeyin, silecek olursanız bile bu yazıyı telefonuzun notlar bölümüne kopyalayın. Bundan bir yıl sonra tekrar açıp okuyun, ne kadar üzüntü içerisinde olduğunuzu daha iyi anlayacaksınız. Kendinize haksızlık etmeyin, sevginin ölçütü bu saydıklarınız değil.
0
akhenaten
(25.08.22)
öncelikle başınız sağolsun. acınızın hafiflemesi bir nimet. Bunun için suçluluk hissetmeniz değil şükretmeniz lazım. babanızı defnederkenki acınızı anlatmışsınız, günlerce, haftalarca, aylarca bu acıyı bu derecede yaşadığınızı bir düşünün. nasıl dayanabilir insan buna? hayatını nasıl devam ettirebilir? acınızın hafiflemesi çok doğal, önemli olan unutmamanız, hatırasını yaşatabilmeniz ve -inancınızı bilemiyorum tabi- günahlarının affı için bol bol dua etmeniz gerek bundan sonra. Allah mekanını cennet etsin, günahlarını affetsin, cennette sizleri komşu eylesin.
0
mustafakesekci
(25.08.22)
Başınız sağolsun. Kendinize çok yüklenmişsiniz. Hayat devam ediyor maalesef, hergün ilk günki acıyı hissederek hayatınıza nasıl devam edebilirsiniz ki? Babanız da hergün kahrolmanızı istemezdi. Hassas, duygusal bir insan olmasanız oturup böyle ince ince düşünmezdiniz bence. Kendinize fazla yüklenmeyin, sağlığınızdan olursunız. Mekanı cennet olsun rahmetlinin.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(25.08.22)
Mezarına gittik bugün. Ağlamadım. Üzüntü hissetmedim. Üzülmediğim için suçluluk hissetmedim. Üzülmediğim için utanmadım. Mezarına gidince geri gelir hisler sandım olmadı. Bari suçluluk hissetsem dedim. Hastayken yaşıyor mu diye nefesini kontrol etmişliğim olmasa sevmemişim diyecem. Eveli gün uyanınca ağlamamış olsam sevmemşim diyeceğim. Canım yeğenimi sabah görünce içimde sevgi hissetsem bimtek babama karşı kayıtsızım diyecem. eveli gece çok ağladım. Uyuyamadım ağlamaktan. Hala şişliği inmedi gözümün. Çok ağladım ondan ağlayamıyorum derim de kalpte acı yok, suçluluk yok,sevgi yok, hiçbir his yok dşye onu da diyemiyorum. Bilyorum bunun psikolojide var mı bir tanısı-tanımı. Geceden beri yas süreçlerini, ego savunma mekanizmalarını vs okuyorum. Yok hiç bir başlığa koyamıyorum dururumu. Bundan sonra hep böyle sevgisiz bir canavar mı olacağım. İnsan babasının ölümüne 3. Gün azıcık bile olsa acı hissetmezse, fotoğrafına bakınca içinde bir his belirmezse hala insan diyebilir miyiz ona. Acıyla baş etmek bu durumla baş etmekten kolaymış. Ne yapacağım bilemiyorum
0
🌸yazdonumu
(25.08.22)
kendinize bu kadar yuklenmeyin. o kadar buyuk acı duydunuz ki şimdi bunye kendini dinlenmeye aldı. iki gun sonra gene ilk gunku halinize donebilirsiniz. sonra gene hissiz sonra gene acıdan kavrulur hale gelirsiniz. bu boyle bir süreç. konusmak isterseniz bana yazabilirsiniz. sabır diliyorum.
0
suyin
(25.08.22)
kötü olmanın tanımı nedir sizde bilmiyorum ama o iş öyle değil. ölenle ölünmez denir ve bu böyledir. Gün gelir bir şey olur aklınıza gelir ağlarsınız, gün gelir bişi olur keşke burada olsaydı derdisiniz. acısı geçer ama anırlar geçmez. 5 sene oldu babam vefat edeli, bu gün ben bile kendime hayret ediyorum nasıl oldu da tüm cenaze işlerini hallettim, her şeyi ayarladım vs. diye. Babamla yapmayı sevdiğimiz şeyler vardı birisi balık tutmak diğeri de konserlere gitmek (rockcı metalci bi babam vardı) 5 senedir konserlere gidemiyorum, bu sene ilk defa kız arkadaşımla gogol konserine gittim, nerede ise ağlayacaktım zor tuttum kendimi. gün oluyor peder bundan anlardı diyorum, gün oluyor babamın arkadaşlarını görüyorum halimi hatırımı soruyorlar aklıma geliyor gözlerim doluyor. diğer günler de iş güç hayat mücadelesi ile geçiyor.
hayat böyle bir şey, acı içinde günlerce ağlayacaksın, yemeden içmeden kesileceksin romantizm'ine gerek yok, behyninin taa en ücra köşelerinde bunların bilgileri var zaten, hem ne olacak öyle olunca, haftalarca günlerce ağlayıp yataktan çıkmadıkça? giden gelecek mi? sadece kendine zarar vermekten başka ne olacaktı?
baban istermiydi senin her gün ağlayıp, yataktan çıkmamanı, yemeden içmeden kesilmeni açlıktan 15 kilo vermeni? sağlığını, zihnini bozmanı?
hadi istediğin gibi olsun, bütün gün ağlayıp dur, aç kal, tadın tuzun olmasın, canın sıkkın olsun, sonra aileden birinin başına bişi geldiğinde sana ihtiyaçları olduğunda işe yaramaz, kendine bile faydası olmayan biri olarak mı duracaksın karşılarında?
normal olan bu zaten, bir yerden sonra hayat devam ediyor, edicek, etmeli. bu seni kötü yapmaz, dirayetli yapar. dirayetli olmak önemlidir. zor zamanlarda dirayetli olmayacaksın da ne zaman olacaksın? eğlenirken mi?
dirayetini koru.
0
selam
(25.08.22)
Başınız sağolsun. Benzeri bir durumu da ben annemi kaybedince yaşadım. Geçen yılın başlarında öldü annem. Uzun süredir yatalaktı, hafiften demans da başlamıştı. Bu yüzden "eh bari kurtulmuş olur" moduna çoktan geçmiştik. Yıllar önce annemin anneannemle yaşadığını daha kısa süre ben yaşamıştım, anneannemden de antrenmanlıydık, o yüzden bu hissi biliyordum. Lakin ne yalan söyleyeyim daha alışkın olacağımı düşünürken beklediğimden çok daha fazla ağladım-sizin kadar olmasa da. Neyse hayat yavaş yavaş geldi yerine. Annem rahmetli biraz fazla evhamlı, yaşımız 40'ı geçmesine rağmen hayatımıza karışan biriydi. Bu yüzden sonrasında bu yüzden bir rahatlık bile hissettim. Ve tahmin edin...evet bu rahatlıktan rahatsız oldum. Hayırsız bir evlatmışım gibi geldi. Hayatım normale bir parça dönmüş gibi ama kardeşim benim annemden fazla fazla bahsettiğimi fark ettiğini söyledi. Dışarıdan değilse de bilinç altımdan devam ediyormuş demek. Bu aralar teyzem ağır hasta, yakında haberini alacakmışız gibi geliyor. O yüzden ister istemez o zamanki tecrübemi hatırlamaya başlıyorum, özellikle teyzemin son verdiği kilolar sonrası kısa saçlı ve gözlüksüz halinin direkt annemi andırmasından beri. Elbette ki hayatımız devam ediyor. Bazen olması gerektiğini düşündüğümüzden farklı düşünebiliyoruz, lakin bu bizim suçumuz değil. Elbette ki ömrümüzün sonuna kadar acımızı aynı yoğunlukta yaşamayacağız. Doğal bir şey, hiç üzülmeye, suçluluk hissetmeye gerek yok. Dışarıdan söylemesi kolay ama kendim de benzeri duyguları yaşadığım için belki biraz daha uygun geliyor bana bunları söylemek.
0
d max
(25.08.22)
Başınız sağolsun. Normal bu duygu değişimleri.
0
komando kani var bende
(25.08.22)
Normalde tek tek cevap yazardım herkese ama şuan buna halim yok hiç. Kısaca herkese teşekkür ederim
banka ya da kurumların yayınladığı analiz raporlarında X için hedef fiyat 60 tl oldu falan diyorlar ya, oradaki hedef fiyatı ne zamanı temsil ediyor? abonesi olduğum kurumdaki danışmana sordum genelde kısa ve orta vadeyi ifade eder dedi. türkiye borsası için kısa vade x<2, orta vade 2<x<12 ay diyebi
banka ya da kurumların yayınladığı analiz raporlarında X için hedef fiyat 60 tl oldu falan diyorlar ya, oradaki hedef fiyatı ne zamanı temsil ediyor? abonesi olduğum kurumdaki danışmana sordum genelde kısa ve orta vadeyi ifade eder dedi.
türkiye borsası için kısa vade x<2, orta vade 2<x<12 ay diyebiliyor muyuz?
0
biseysorcaktim (19.08.22)
yıl sonu ya da dediğin gibi orta vade fiyatı.
kısa vade = 6 aydan az orta vade = 6-18 ay uzun vade = 18+ ay
sıfır matematik bilgimle soruyorum dalga geçmeyin :)3 yılda %300 getiri sağlayan bir yatırım aracı var diyelim. yani her sene ortalama %100 artmış.3 yıl önce bu yatırıma koyulan 500.000 lira 2 milyon lira oluyor doğal olarak.(sanırım)kafamı karıştıran nokta şu: ilk koyduğumuz para sürekli arttığı iç
sıfır matematik bilgimle soruyorum dalga geçmeyin :)
3 yılda %300 getiri sağlayan bir yatırım aracı var diyelim. yani her sene ortalama %100 artmış.
3 yıl önce bu yatırıma koyulan 500.000 lira 2 milyon lira oluyor doğal olarak.(sanırım)
kafamı karıştıran nokta şu: ilk koyduğumuz para sürekli arttığı için getiri de o oranda artmayacak mı bileşik faiz gibi yani? örneğin ilk yıl 1 milyon, 2. yıl 2 milyon ve 3. yılın sonunda 4 milyon olması gerekmiyor mu?
hangisi doğru? 3 yılın sonunda 2 milyonumuz mu var 4 milyonumuz mu? :)
ya da ilk yıl %50 artsa, ikinci yıl %20 artsa, üçüncü yıl %230 artsa yani toplamda %300 artsa yine aynı sonuç mu çıkıyor?
bilal'e anlatır gibi anlatırsanız sevinirim.
0
yazar yazmaz yazan yazar (18.08.22)
3 yılda %300 getiri ile 3 yıl boyunca her yıl %100 getiri aynı şey değil.
O sebeple hangisi olduğuna karar verin ona göre sonra anlatılır.
0
ihanet kac kisilik
(18.08.22)
ihanet +1
0
blackidom
(18.08.22)
Arkadaşlar örnekleri verdim zaten.
"ilk yıl %50 artsa, ikinci yıl %20 artsa, üçüncü yıl %230 artsa yani toplamda %300 artsa yine aynı sonuç mu çıkıyor?"
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(18.08.22)
"ilk yıl %50 artsa, ikinci yıl %20 artsa, üçüncü yıl %230 artsa yani toplamda %300"
Geçen hafta anneme galaxy a23 alacaktım 4400 liraydı. Kredi kartımın hesap kesimi gelsin öyle alayım dedim 1 haftada 5000 lira oldu. Şimdi mi alayım yoksa düşmesini mi bekleyeyim sektörde biri varsa tahmin yürüyebilir mi. Optik görüntü sabitleyici olan alternatif bir telefon da bulamadım benzer fiya
Geçen hafta anneme galaxy a23 alacaktım 4400 liraydı. Kredi kartımın hesap kesimi gelsin öyle alayım dedim 1 haftada 5000 lira oldu. Şimdi mi alayım yoksa düşmesini mi bekleyeyim sektörde biri varsa tahmin yürüyebilir mi. Optik görüntü sabitleyici olan alternatif bir telefon da bulamadım benzer fiyata. Bir bu var bir de a22.
0
havadakarada (11.08.22)
Dolar artarsa artar.
0
OrangeYellow
(11.08.22)
Dolar sabitken arttı bu kadar. Dolar artarsa fiyat takla atar heralde
0
🌸havadakarada
(11.08.22)
kısa vadede düşebilir. ama uzun vadede artar gibi.
0
jelly bear
(11.08.22)
6800 lira iken galaxy a52s'i takip etmeye başladım. 1 ay olmadan 8000 lira oldu. yıl sonu 40.000 olacak galiba. düşeceği falan yok.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.08.22)
A22 kamera olarak bir tık daha iyi gibi gelmişti bana incelemelerde. Yakın zamanda a22 aldık memnunuz kamerasından açıkçası.
0
bigcaptain
(12.08.22)
türkiyede genel kural fiyatların hiçbir zaman düşmeyeceğidir. beklerseniz fiyatlar yükselecektir. en fazla bir süre sabit kalır ama sonunda yine yükselir.
0
amsterdam otlu sigarası
(12.08.22)
bugün almadığınız her şey için yarış pişman olacaksınız.
0
duster
(12.08.22)
3 ay önce aldığım telefon 6559 tl'den 8134 tl'ye çıkmış. ben bu telefonu 1 senedir takip ediyordum ilk fiyatı 5000 tl civarıydı. kısacası beklersen fiyat yükselir.
0
false pretension
(12.08.22)
Eski bir ekonomi bakanının meşhur bir sözü vardı; "Çok beklersiniz"
Bu ortamda, hele ki Türkiye gibi bir ülkede asla fiyatlar düşmez.
karı-koca olarak başvurulacak vize başvurusunda eşlerden biri çalışmıyor ise dikkat etmemiz gerekenler neler? (çalışan eş'in onun masraflarını karşılayacağını mı belirtmemiz lazım)bir de banka hesap dökümlerinin yanında kredi kartının da hesap dökümünün eklenmesine gerek var mıdır? eklense işe yarar
karı-koca olarak başvurulacak vize başvurusunda eşlerden biri çalışmıyor ise dikkat etmemiz gerekenler neler? (çalışan eş'in onun masraflarını karşılayacağını mı belirtmemiz lazım)
bir de banka hesap dökümlerinin yanında kredi kartının da hesap dökümünün eklenmesine gerek var mıdır? eklense işe yarar mı?
0
axl (05.08.22)
"Şu şu tarihler arasında yapacağımız gezide x kişinin masraflarının tarafımdan karşılanacağını garanti ederim." bu şekilde bir dilekçe vermeniz lazım başvuruda.
Kredi kartı dökümü vermeye gerek yok gibi.
0
10032007
(05.08.22)
10 yıllık bankacı (eşi de öğretmen) arkadaşıma vize vermediler ama eşine verdiler. hiçbir sebep yok ortada. sizin durumda vize çıkarsa gerçekten büyük şans.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.08.22)
bu ara inanılmaz zorlaştı bu işler sanırım. eşlerden birine verip diğerine vermemek çok saçma.
0
🌸axl
(05.08.22)
nisanda ispanya vizesine başvurduk, eşim çalışmıyor ben çalışıyorum. tüm belgeleri hazırlıyorsun, çalışan olmadığı için onun çalışan belgelerine de kendi belgelerini veriyorsun, + olarak tüm masrafları karşılayacağına dair dilekçe yazıyorsun. onun ilk vizesi ve 1 senelik aldı. kredi kartı dökümü falan istenmedi. bankadaki para ve geliriniz iyiyse listedeki tüm belgeleri hazırlayıp şansınızı deneyin derim. ama evet hayatımda hiç bu seneki kadar schengen reddi olan bi seneye daha denk gelmedim, bir sürü tanıdığımızın da vizesi reddedildi.
0
roket adam
(05.08.22)
- Eş sorusunu bilemiyorum.
- 7-8 tane schengen vizem vardır hiçbirine kredi kartı ekstresi eklemedim, hiçbirinden red yemedim. Orada önemli olan gezi tutarını fazlasıyla karşılayabilecek bir tutarın en azından birkaç aydır banka hesabında olması. Artı olarak varsa tapu, araç ruhsatı vb.
Marmaris merkezde işletmeler plajda halka sorun çıkarıyor mu?
opethian
Youtube'da sahili izledim, plajda adım atacak yer yok işletme işgalinden. Havlumu rahat rahat açıp kumsalda uzanabiliyor muyum? Yoksa magandalık mı yapıyorlar her zamanki gibi?
Youtube'da sahili izledim, plajda adım atacak yer yok işletme işgalinden. Havlumu rahat rahat açıp kumsalda uzanabiliyor muyum? Yoksa magandalık mı yapıyorlar her zamanki gibi?
0
opethian (05.08.22)
marmaris halk plajındaydık geçen hafta. halka ayrılmış plaj var. şemsiyeler var ücretsiz. yer bulmak zor tabii. magandalık bir durum göremedim.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.08.22)
İşletmenin olduğu yerde, evet yapıyorlar. Ama yukarıda da dendiği gibi halk plajında şemsiyeler var. Onlar işletmelerin değil.
selamlar arkadaşlar,playstation bağlamalık bir 55 inç 4k tv bakınmacasındayım. fakat bunlarda kaç hz olduğu yazmıyor. mesela şu iki televizyonu buldum:https://www.hepsiburada.com/sunny-sn55ual402-0216-55-139-ekran-uydu-alicili-4k-ultra-hd-smart-led-tv-p-HBV00001BT5GZ?magaza=Yakalagelsin&utm_source=p
selamlar arkadaşlar,
playstation bağlamalık bir 55 inç 4k tv bakınmacasındayım. fakat bunlarda kaç hz olduğu yazmıyor. mesela şu iki televizyonu buldum:
fakat bunlarda asla 4k çözünürlükte maksimum kaç hz görüntü verdikleri yazmıyor. düz 60 hz verirler mi acaba, ikisi de 4k 60 hz verecekse ucuzunu tercih edicem çünkü. veya 60 vermezler mi bile? smart tv özellikleriyle falan hiçbir işim yok, sadece psten oyun oynayacağım.
0
Barki (05.07.22)
60 verir hocam min. ama piyasa 100/120 verenler de var.
0
giovanne
(05.07.22)
displayspecifications web sitesinden model adıyla arayın, en doğru bilgi orada. 100hz ve input lag’ı düşük bir model alırsanız daha iyi ama 100hz olunca fiyatı da katmerleniyor haliyle.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.